Fişek Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı














 

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası Tasarı Taslağı Konusunda Bakanlıkça İstenen Görüşümüz (08.02.2008)

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğüne,

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca kurulan Ulusal İş Sağlığı Güvenliği Konseyi'ne sivil toplum örgütü temsilcisi olarak Vakfımızın uygun görülmesi, bu alanda Enstitümüzün 25 yılı bulan çalışmalarına verilen bir değerin ifadesi olarak gördük. 3 yıl boyunca yürüttüğümüz Konsey üyeliği görevimizde de, misyonumuz doğrultusunda, Türkiye'de iş sağlığı güvenliği alanının geliştirilmesi için elimizden geldiğince, paydaşlar arasında ortak noktalar bulmaya ve konunun daha geniş boyutta ele alınması için çaba içerisinde olduk.

Ancak, 29 Ocak 2008 tarihinde İstanbul'da 23 işçimizin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan ve büyük bir ihmal sürecinin son halkası olan "Büyük Kaza", çabalarımızın uygulamaya yansımasında yetersizlikler olduğunu ortaya koymaktadır. Bu kaza, Türkiye'de iş sağlığı güvenliği alanındaki yetmezliğin çok net bir fotoğrafıdır. Bu yetmezlik, yasaların yetersizliğinden değil, yasaların uygulanmamasından kaynaklanmaktadır. Bu bakımdan, süreçleri, daha geniş bir perspektif ve uyum içerisinde yönetecek, "idari, mali yönden özerk" Ulusal İşçi Sağlığı İş Güvenliği Kurumu'na mutlak bir gereksinme olduğunu anımsatmak isteriz. İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa'sının ağırlıklı parçasının da bu Kurum'un kuruluşuna olanak veren hükümler olması gerektiği görüşümüzü koruyoruz.

Bakanlığınızın yerinde bir adımla iş sağlığı ve güvenliği alanını kavrayan bir yasa çıkarma çabasını olumlu karşılıyoruz. Ancak, bu girişimin, tüm çalışanları ve tüm hizmet-üretim alanlarını kavraması gerektiğini; dar anlamda sağlık-güvenliği değil, çalışma mevzuatının sağlık-güvenliği ilgilendiren hükümlerini gözden kaçırmayan bir yaklaşımla ortaya konulması gerektiğine inanıyoruz. Ayrıca bu yasanın, polisiye önlemlerden çok gönüllülüğü öne çıkaran; çatışmadan çok uzlaşmayı önemseyen bir yaklaşımı içermesi gerektiğini düşünüyoruz.

Başlangıcı 1992 yıllarına dayanan, Bakanlığımızca son olarak 2005 yılında ele alınan ve Ulusal İş Sağlığı Güvenliği Konseyi'nin gündemine konulan ve 2006-2008 eylem programında yer alan Yasa Tasarısı üzerinde, sosyal tarafların ve Konsey'e katılan diğer paydaşların oybirliği ile anlaşması bugüne değin sağlanamamıştır.

Bize tanınan yeni süre içerisinde, Konsey'de temsil edilen bazı kuruluşlardan (Türk İş, Hak İş, DİSK, Kamu Sen, KESK, Türk Tabipleri Birliği, Türk Mimar Mühendis Odaları Birliği (TMMOB), Fişek Enstitüsü) temsilcilerin katıldığı toplantılarda görüşler tartışılmış ve olgunlaştırılmıştır. Her kuruluş bu tartışmaların ışığında kendi görüşlerini Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi'ne sunacaktır.

Bu çalışma sırasında, 8 Aralık 2007 tarihinde İstanbul'da Kadir Has Üniversitesi ile İstanbul Barosu'nca birlikte düzenlenen "İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı Taslağı Sempozyumu"ndan ortaya konulan görüşlerden de yararlanılmıştır.

Bize ilettiğiniz formatta hazırlanan Fişek Enstitüsü'nün önerileri ekte gonderilmektedir. Bilgilerinize saygıyla sunarız.

Saygılarımızla.

Prof.Dr.A.Gürhan Fişek
Genel Yönetmen

Sayı : 10712-01

26 Aralık 2007


EK-1:
Taslaklar Hakkında Görüş Bildirilmesinde Kullanılacak Form Örneği


Taslağın Geneli Üzerindeki Görüş ve Değerlendirme

Teklif

31.01.2008 tarihinde İstanbul'da Davutpaşa'da 23 kişinin ölümü ile sonuçlanan "katliam" gibi iş kazası, bir kez daha, sorunun mevzuatın yetersizliğinde değil; varolan yasa, tüzük ve yönetmeliklerin bile uygulanmasında büyük gedikler olduğunu ortaya koymuştur. İş sağılığı güvenliği (ya da daha çağdaş bir söylem ile "işyerinde sağlık, güvenlik, çevre), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın boyutlarını aşmıştır. Hatta tek tek işverenlerin ve tek tek bakanlıkların boyutlarını da aşarak çok-bilimli, çok-yönlü ve ulusal bir sorun haline gelmiştir.


Varolan mevzuatın da, üzerinde konuştuğumuz İş Sağlığı Güvenliği Yasası'nın da uygulanmasında, polisiye önlemler değil; toplumun gönüllülüğü ve hükümet dışı kuruluşların işbirliği etkili olacaktır. Bu bakımdan, Yasa'nın öncelikle, kendisine yaşam verecek olan "idari, mali yönden özerk" ve hükümet-dışı bir yapı taşıyacak "Ulusal Sağlık, Güvenlik ve Çevre Kurumu"na ve bunun kuruluşuna öncelik vermelidir.


8 Aralık 2007 tarihinde Yasa Tasarısı üzerine düzenlenen Sempozyum'a katılan hukukçular, böyle bir tasarının hazırlığına katkıda bulunmak istediklerini bildirmişler; bu istekleri İş Sağlığı Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı Dr.Rana Güven tarafından da olumlu karşılanmıştır. Böyle bir katkıyı biz de çok önemli ve vazgeçilmez sayıyoruz.
















İş Sağlığı Güvenliği Yasası, bu alandaki tüm kamu ve hükümet-dışı kuruluşlar arasında eşgüdümü sağlayan ve gönüllü dönüşümleri öne çıkaran, "idari, mali yönden özerk" ve hükümet-dışı bir yapı taşıyacak "Ulusal Sağlık, Güvenlik ve Çevre Kurumu"nun kuruluşunu, yetki ve sorumluluklarını, finansman kaynaklarını içermelidir.


Mutlaka hazırlık sürecine hukuk biliminde ve uygulamasında yetkinleşmiş kişilerin katılımı sağlanmalıdır.


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Tarafından Hazırlanan

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı Taslak Maddesi

Değişiklik Önerilerine Temel Olan Görüş ve Değerlendirmeler

Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı (Konsey STK Temsilcisi)

tarafından getirilen öneriler


MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı, çalışanların sağlık ve güvenliklerinin korunması,mesleki risklerin önlenmesi, risk ve kaza faktörlerinin ortadan kaldırılması ile işyerlerindesağlık ve güvenlik şartlarının sürekli olarak iyileştirilmesi için alınacak önlemleri ve bu konulardaki görev, yetki, yükümlülük ve sorumlulukları düzenlemektir.



Yasanın başlangıcında, iş yasalarında olduğu gibi, işveren sorumluluğu ve çalışanların hakları açıkça vurgulanmalıdır.


Yasa, aynı zamanda bu amaca ulaşmak için devlet, çalışan ve işverenin yanı sıra, iş sağlığı güvenliği hizmetinde görev alanların yetki ve sorumluluklarını da tanımlamalıdır.


Yasada tüm bu paydaşları biraraya getiren, Ulusal İş Sağlığı Güvenliği Konseyi'nin de yetki ve sorumlulukları belirlenmelidir.


Bu yasanın tek amacı, yetki ve sorumlulukları belirtmek değildir. Asıl amaç, sağlıklı bir çalışma için önlemlerin ve yöntemlerin belirlenmesi olmalıdır.

MADDE 1-Bu kanunun amacı:

  1. Çalışanların sağlık ve güvenliğini işyerleri ve ülke düzeyinde sağlamak amacıyla devletin, işverenlerin sorumluluklarını ve çalışanların görevlerini ve haklarını belirlemek,

  2. İş sağlığı ve güvenliği hizmetinin örgütlenmesi, düzenlenmesi ve bu hizmetlerde çalışanların görev, yetki ve sorumluluklarının belirlemek,

  3. İşle ilgili en uygun bedensel, ruhsal ve sosyal iyilik halini sağlayacak düzeyde, güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamı oluşturmak ve bunu sürdürmek ; çalışma ortamında bulunan tehlike nedenlerini ortadan kaldırmak, olmadığı takdirde en aza indirmek ; iş kazalarını ve yaralanmalarını, işe bağlı hastalıkları, meslek hastalıklarını önlemek ; işyerlerinde sağlık ve güvenlik şartlarının sürekli olarak iyileştirilmesi için alınacak önlemleri belirlemek,

  4. İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin ulusal politikaların belirlenmesi, uygulanması ve periyodik olarak gözden geçirilmesi ile görevli Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyinin oluşumu, yetkileri ve çalışma şartlarını belirlemek ve düzenlemektir.


Kapsam

MADDE 2- (1) Bu Kanun hükümleri endüstriyel, tarımsal, ticari, idari, eğitsel,kültürel ve benzeri faaliyetlerin yapıldığı, resmi ve özel sektöre ait bütün işyerlerine ve işlere faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.

(2) Bu Kanun hükümleri; Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Kuvvetleri ve Sivil Savunma gibi kendine özgü karakteristiği olan kamu hizmetlerinin bu Kanun hükümleri ile çelişen özel faaliyetlerinde uygulanmaz. Ancak, bu tür hallerde de çalışanların sağlık ve güvenliği, bu Kanununun amaçları doğrultusunda dikkate alınır.



Kapsam

MADDE 2- (1) Bu Kanun hükümleri kamu ve özel sektöre ait bütün işyerlerinde ve işler ile çalışanın sağlık ve güvenliğini etkileyecek çalışmaların yapıldığı çiftlikler, cezaevleri atelyeleri, hastaların uğraşı ile rehabilite edildiği merkezler, çırak ve stajylerlerin eğitim amacıyla çalıştırıldıkları atelyeler gibi üretim yapılan ve hizmet sunulan vb yerlerde faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.

(2) Bu Kanun hükümleri ile Türk Silahlı Kuvvetlerine ilişkin Kanunlarda bulunan hükümlerin çelişmesi halinde özel kanunlarında bulunan hükümler uygulanır.


Tanımlar

MADDE 3- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;

a) Alt işveren: Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği çalışanı sadece bu

işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işvereni,

b) Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını,

c) Bölge Müdürlüğü: İşyerinin bağlı bulunduğu Bakanlık Bölge Müdürlüğünü,

ç) Çalışan: Kendi özel Kanunlarındaki statülerine bakılmaksızın bu Kanun kapsamındaki kamu veya özel işyerlerinde, herhangi bir iş ilişkisine bağlı gerçek kişiyi,

d) Çocuk çalışan: 14 yaşını bitirmiş 15 yaşını doldurmamış ve ilköğretimini

tamamlamış çalışan kişiyi,

e) Genç çalışan: 15 yaşını bitirmiş ancak 18 yaşını tamamlamamış çalışan kişiyi,

f) İş Güvenliği Uzmanı: Bakanlık tarafından belgelendirilmiş, iş güvenliği ile görevli mühendis veya teknik elemanı,

g) İş ilişkisi: Atanma işlemi veya bir sözleşme ile kurulan ilişkiyi,

ğ) İş sağlığı ve güvenliği çalışan temsilcisi: İşyerinde sağlık ve güvenlik konularında çalışanları temsil etmeye yetkili kişiyi,

h) İşveren: İş ilişkisine bağlı çalışanı istihdam eden kamu veya özel işyerlerini sevk ve idareye yetkili olan gerçek veya tüzel kişiyi,

i) İşveren vekili: Bu Kanun kapsamındaki kamu veya özel işyerlerinin sevk ve idaresinde işvereni temsil yetkisine sahip olanları,

ı) İşyeri: Kamu hizmetlerinin yürütüldüğü yerler ile işin yapıldığı veya belli bir amaçla kullanılan gerçek veya tüzel kişilere ait yerleri,

j) İşyeri hekimi: Bakanlık tarafından belgelendirilmiş hekimi,

k) İşyeri hemşiresi/sağlık memuru: Bakanlık tarafından belgelendirilmiş

hemşire/sağlık memuru ve benzeri sağlık personelini,

l) Kendi adına çalışan: Bir işyerinde, işveren ve çalışanların dışında, iş yapan ve yanında çalışan istihdam etmeyen, işin yapımına katkı sağlayan, kazanç veya ödül elde etmek

amacıyla mal veya hizmet üreten kişiyi,

m) Önleme: Mesleki riskleri önlemek veya azaltmak için işyerinde yapılan işlerin bütün aşamalarında planlanmış veya alınmış önlemlerin tümünü,

n) Risk değerlendirmesi: İşyerlerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin, çalışanlara, işyerine ve çevresine verebileceği zararların ve bunlara karşı alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla yapılması gerekli çalışmaları,

o) Sürekli iş: Nitelikleri bakımından otuz iş gününden fazla devam eden işleri,

ifade eder.


İş hukukunda yasa metinleri, aynı zamanda, öğreticidir. Mevzuatın, diğer hukuk metinlerinden farklı olarak daha sade ve anlaşılır bir dil-söylem benimsemesinin nedeni de anlaşılırlıktır. Maddelerin ve fıkraların sıralanmasında, okurun mantık zinciri izlenmelidir. Bu maddenin yazımında, mantık zinciri yerine, alfabetik sıranın kullanılmış olması yerinde bulunmamıştır.


İşyerlerinde iş sağlığı güvenliğin sağlanamamasında, en önemli neden, Avrupa Birliği ve Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın da belirttiği gibi, iş güvenliği kültürününün eksikliğidir. Bu konu hem sosyal bir olgudur; hem de çalışan-çalışan, çalışan-işveren dayanışması ile yaşama geçirilebildiği oranda başarıya oluşabilir. Bunun için, her işyerinde, tüm bireyleri sosyal çevresi ile birlikte algılayan ve birarada iş sağlığı güveenliğini uygulamaya yönlendiren "sosyal dayanışman"a gereksinme vardır. Nitekim 1475 s.k. gereği çıkarılan İşçi Sağlığı İş Güvenliği Kurulları hakkında Tüzük'te "sosyal danışman"a yer verilmiş olmakla birlikte, 4857 s.k. gereği çıkarılan ilgili Yönetmelik'te bu görevliye yer verilmemiştir.


Tanımlar

MADDE 3- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;


j) İşyeri:

İşveren tarafından, kamu ya da özel, mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir.

İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır.

İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür.

ı) İşveren: İş ilişkisine bağlı çalışanı istihdam eden kamu veya özel işyerlerini sevk ve idareye yetkili olan gerçek veya tüzel kişidir.


i) İşveren vekili: Bu Kanun kapsamındaki kamu veya özel işyerlerinin sevk ve idaresinde işvereni temsil yetkisine sahip olan kişilerdir.


a) Alt işveren: Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği çalışanı sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işverendir.


ç) Çalışan :Bir iş sözleşmesine dayalı olarak, herhangi bir işyerinde çalışan işçilerle; Devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle görevli oldukları kamu hizmetlerinin görüldüğü genel, katma ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı kuruluşlarda kamu iktisadi teşebbüslerinde, özel kanunlarla veya özel kanunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan banka ve teşekküller ile bunlara bağlı kuruluşlarda ve diğer kamu kurum veya kuruluşlarında çalışan kamu görevlileri ile kendi adına çalışanlar, ev işlerinde çalışanlar, stajyer ve çıraklar dahil, geçici veya sürekli olarak iş yapan kişileri kapsar.


e) Genç çalışan: 15 yaşını bitirmiş ancak 18 yaşını tamamlamamış çalışan kişidir.

Çırak : 3308 sayılı yasa ve Borçlar Yasası gereğince çıraklık sözleşmesiyle, meslek öğrenmek amacıyla, teorik ve pratik eğitim yapan kişilerdir.


r) Kendi adına çalışan: 507 sayılı yasanın 2nci maddesindeki tanıma uygun üç işçinin çalıştığı işyerleri ile bir işyerinde, işveren ve çalışanların dışında, iş yapan ve yanında çalışan istihdam etmeyen, işin yapımına katkı sağlayan, kazanç veya ödül elde etmek amacıyla mal veya hizmet üreten kişidir.


g) Çalışma ilişkisi: Atanma işlemi veya bir sözleşme ile kurulan ve bir hizmet sunumu ya da üretimi kapsayan ilişkidir.


b) Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıdır.

c) Bölge Müdürlüğü: İşyerinin bağlı bulunduğu Bakanlık Bölge Müdürlüğüdür.

p) Kurum" (Kurum:Kuruluş kanunları veya kuruluşlarına ilişkin mevzuatlarında görev, yetki ve sorumlulukları belirlenen, hizmetin niteliği ve yürütülmesi bakımından idari bir bütünlüğe sahip işyerlerinden oluşan kuruluşlarıdır.


v)Tehlike: insanların yaralanmasına, ölümüne, mülke, çevreye ya da bunların hepsine veya bir kısmına zarar verme potansiyeli taşıyan fiziksel bir durumdur.


z)Yaşam ve sağlık açısından ani tehlike: İşyerinde, çalışanın yaşamını ve sağlığını, giderilmesi olanaksız ve kalıcı (geri dönülmez, irreversibl) biçimde etkileyen ciddi tehlike durumudur.


t) Risk: Belirli sonuçlara yol açacak olumsuz bir olayın belirli bir dönem içinde yada belirli koşullarda ortaya çıkma olasılığıdır.


u) Risk değerlendirmesi: İşyerlerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin, çalışanlara, işyerine ve çevresine verebileceği zararların ve bunlara karşı alınacak önlemlerin

belirlenmesi amacıyla yapılması gerekli çalışmaları,


ş) Önleme: üretim sürecindeki sağlık ve güvenliğe yönelik tehlikeleri ortadan kaldırmak veya azaltmak için işyerinde yapılan işlerin bütün aşamalarında planlanmış veya alınmış önlemlerin tümüdür.


ğ) İş Kazası: İşyerinden kaynaklanan veya iş sırasında ortaya çıkan ölümcül vaya ölümcül olmayan yaralanmalara yol açan durumdur.


s) Meslek hastalığı: İşyerinde yapılan üretimden kaynaklanan tehlikeye maruz kalma sonucu yakalanılan hastalıktır.


m) İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri: Önleyici işlevlere sahip olan ve işle ilgili en uygun fiziksel ve zihinsel sağlık koşullarını gerçekleştirecek güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamı oluşturmak, bunu sürdürmek üzere yapılan çalışmaların tümüdür.


y)Tıbbi Gözetim Programı: Meslek hastalıkları ile ilgili ilk uyarı bulgularının belirlenmesini sağlayan, işe alınmadan önce ve sonrasında düzenli aralıklarla yapılan muayeneleri de kapsayan tıbbi programdır.


n) İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi: İşyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin gereklerini yerine getirmek üzere işveren tarafından kurulan ve yasal düzenlemeler uygun personel kadrosuna sahip, işyeri hekimi veya iş güvenliği mühendisinin yönetimi ve sorumluluğu altındaki yapılanmadır.


o) İşyeri Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi: Birden fazla işyerine iş sağlığı ve güvenliği hizmetinin gereklerini yerine getirmek üzere işverenler tarafından kurulan ve yasal düzenlemeler uygun personel kadrosuna sahip, işyeri hekimi veya iş güvenliği mühendisinin yönetimi ve sorumluluğu altındaki yapılanmadır.


k) İşyeri hekimi: İşçilerin sağlığının değerlendirilmesi, iş koşulları ve süreçlerinin işçilerin sağlığı ile ilişkilendirilmesinde, tüm çalışan nüfusun sağlık, beceri ve çalışma kapasitesinin yönetimine yardımcı olunması, çalışma yetisi ve üretim sürecine ilişkin özel bilgi ile donatılmış ve bu bilgisini sürekli yenileyen, işyeri veya işyeri ortak sağlık ve güvenlik biriminde çalışan hekimdir.


l) İşyeri hemşiresi/sağlık memuru: İşçilerin sağlığının değerlendirilmesi, iş koşulları ve süreçlerinin işçilerin sağlığı ile ilişkilendirilmesinde, çalışma yetisi ve üretim sürecine ilişkin özel bilgi ile donatılan ve bu bilgisini sürekli yenileyen, işyeri veya işyeri ortak sağlık ve güvenlik biriminde çalışan işyeri hemşiresi veya sağlık memurudur.


f) İş güvenliği mühendisi : İşyeri ortamının risklerinin değerlendirilmesinde, iş koşullarının ve süreçlerinin çalışanların korunması ile ilişkilendirilmesinde, işyerinde iş güvenliği önlemlerinin alınmasında ve izlenmesinde yönetime yardımcı olunması için, bu konularda özel bilgi ile donatılmış olan ve bu bilgisini sürekli yenileyen, işyeri veya işyeri ortak sağlık güvenlik biriminde çalışan mühendistir.


İş güvenliği ile ilgili teknik eleman : Dört yıllık teknik yüksek öğrenimini tamamlamış İşyeri ortamının risklerinin değerlendirilmesinde, iş koşullarının ve süreçlerinin çalışanların korunması ile ilişkilendirilmesinde, işyerinde iş güvenliği önlemlerinin alınmasında ve izlenmesinde yönetime yardımcı olunması için, bu konularda özel bilgi ile donatılmış olan ve bu bilgisini sürekli yenileyen, işyeri veya işyeri ortak sağlık güvenlik biriminde çalışan teknik elemandır.


İş güvenliği ile ilgili teknik eleman yardımcısı : İki yıllık teknik yüksek öğrenimini tamamlamış İşyeri ortamının risklerinin değerlendirilmesinde, iş koşullarının ve süreçlerinin çalışanların korunması ile ilişkilendirilmesinde, işyerinde iş güvenliği önlemlerinin alınmasında ve izlenmesinde yönetime yardımcı olunması için, bu konularda özel bilgi ile donatılmış olan ve bu bilgisini sürekli yenileyen, işyeri veya işyeri ortak sağlık güvenlik biriminde çalışan teknik eleman yardımcısıdır.



u) Sosyal dayanışman : Üniversitelerin çalışma ekonomisi endüstri ilişkileri, sosyoloji, psikoloji, eğitim, sosyal hizmet ve hukuk bölümlerini bitirenler arasından, çalışanların, iş sırasında ve iş-dışı yaşamlarında karşılaşacakları sosyal sorunlar ve hak ihlallerinde kendisine yol gösterecek ve destek verecek kişidir. İşyeri ve işyeri ortak sağlık-güvenlik birimlerinde görev yapar.


h) İş sağlığı ve güvenliği çalışan temsilcisi: İşyerinde sağlık ve güvenlik konularında çalışanları temsil etmeye yetkili ve çalışanlar tarafından seçilmiş kişidir.


İşyerinin bildirimi

MADDE 4- (1) Bu Kanunun kapsamına giren nitelikte bir işyerini kuran, her ne suretle olursa olsun devralan, nakleden, çalışma konusunu kısmen veya tamamen değiştiren, faaliyetine son veren ve işyerini kapatan işveren veya işveren vekili, işyerinin unvan ve adresini, çalışanların sayısını, çalışma konusunu, işin başlama veya bitiş tarihini, işveren gerçek kişi ise ad ve soyadını, işveren tüzel kişilik ise tüzel kişiliğin unvanını, adresini, varsa işveren vekili veya vekillerinin adı, soyadı ve adreslerini bir ay içinde ilgili bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadır.

(2) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanununa göre bildirimde bulunan asıl işveren ve alt işverenler bu Kanuna göre ayrıca bildirimde bulunmaz.

(3) Kamu kurum ve kuruluşlarının merkez teşkilatı ile il veya bölge teşkilatının hizmet alanındaki birimlerinin bildiriminde merkez, il veya bölge teşkilatı esas alınır.



İşyerinin bildirimi

MADDE 4- (1) Aynen

(2) Aynen

(3) Alt işveren, bu sıfatla mal veya hizmet üretimi için meydana getirdiği kendi işyeri için birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür.

(4) Kamu kurum ve kuruluşlarının merkez teşkilatı ile il veya bölge teşkilatının hizmet alanındaki birimleri bildirim esas alınır.

(5) Çalışanın sağlık ve güvenliğini etkileyecek çalışmaların yapıldığı çiftlikler, cezaevleri atelyeleri, hastaların uğraşı ile rehabilite edildiği merkezler, çırak ve stajyerlerin eğitim amacıyla çalışıtırıldikları atelyeler gibi üretim yapılan ve hizmet sunulan vb. yerler, iş sağlığı güvenliği açısından değerlendirilebilmek amacıyla, işyeri olarak kabul edilirler ve bildirimleri zorunludur.


Ulusal iş sağlığı ve güvenliği konseyi

MADDE 5- (1) İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak; ihtiyaç, öncelik, politika ve stratejiler için öneriler geliştirmek, tavsiyelerde bulunmak üzere Bakanlık, sosyal taraflar, ilgili kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, ilgili diğer kurum ve kuruluş temsilcilerini bir araya getirmek üzere "Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi" kurulur. Konseyin toplam üye sayısı 30'u geçemez. Konseye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı veya Müsteşarı başkanlık yapar. Konsey kararları toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğu ile alınır. Oyların eşitliği halinde başkanın oyu kararı belirler.

(2) Konseyin gerekli görmesi halinde çalışma grupları oluşturulur. Aynı anda beşten fazla çalışma grubu oluşturulamaz. Her bir çalışma grubundaki üye sayısı dokuzu geçemez.

(3) Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyinin sekreterya hizmetleri, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir.

(4) Konseyin Başkan ve üyelerine 3000 gösterge rakamının memur aylık kat sayısı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda yıllık altı toplantıyı geçmemek üzere, raportör ve çalışma grubunda görevlendirilenlere ise, 1000 gösterge rakamının memur aylık kat sayısı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda aylık iki toplantıyı geçmemek üzere, katıldıkları her toplantı günü için damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaksızın Bakanlık bütçesinden huzur hakkı ödenir.

(5) Konseyin oluşumu, toplanma ve çalışma şekli, çalışma usul ve esasları ile konseyin başkan ve üyelerine ödenecek huzur hakkı Maliye Bakanlığının görüşü alınarak, Bakanlıkça

hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.


Konseyi, "idari, mali yönden özerk" bir kurumsal yapılanmaya geçişte, bir adım olarak görüyoruz. Bu bakımdan yasal düzenlemenin bütün süreci gören ve kurumsallaşma hazırlıklarını da içeren bir yaklaşımla kurgulanması gerekir.

Ulusal iş sağlığı ve güvenliği konseyi


a) Oluşumu.


Konsey ;

  • En çok üyeye sahip ilk üç işçi sendikasından gönderilecek birer temsilci,

  • En çok üyeye sahip ilk üç kamu çalışanları sendikasından gönderilecek birer temsilci,

  • TİSK, TOBB, TESK , Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Türk Tabipleri Birliği, Türk Mimar Mühendis Odaları Birliği, Türk Hemşireler Birliğinden gönderilecek birer temsilci.

  • YÖK tarafından, Üniversitelerde, iş sağlığı ve güvenliği alanında çalışmalar yapan öğretim üyeleri arasından seçilecek bir temsilci,

  • İş Sağlığı ve Güvenliği alanında düzenli ve sürekli çalışmaları olan sivil toplum kuruluşları içinden Konsey tarafından seçilecek bir temsilci,

  • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı,

  • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünden,

  • İş Teftis Kurulu Başkanlığından,

  • Sağlık Bakanlığından,

  • Devlet Personel Dairesi Başkanlığı,

  • Tarım ve Köyişleri Bakanlığı,

  • Çevre ve Orman Bakanlığı,

birer temsilcinin katılımı ile oluşur..


b) Görevleri:

  1. İş sağlığı ve güvenliği ulusal politikasının hazırlanmasına esas olmak üzere çalışmalar yapmak,


  1. Bu politikaların yürütülmesi için sosyal tarafların katılımına olanak veren çalışma programları hazırlamak,


  1. Belirlenen ulusal politik hedefler doğrultusunda ;

a) sosyal tarafların, meslek kuruluşlarının, sivil toplum örgütlerinin kendi üyelerine yönelik çalışmalar yapmasını, eğitimler düzenlemesini özendirmek ,

b) İş sağlığı ve Güvenliği Kurulları, İşyeri Sağlı ve Güvenlik Birimleri, İşyerleri Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimlerinin çalışmalarının eşgüdümünü sağlamak,


c) İş Sağlığı ve Güvenliği Kurullarının yıllık çalışma raporlarını incelemek, sonuçlarını değerlendirip; yön gösterici çalışmalar ve yayınlar yapmak.


  1. İş sağlığı ve güvenliği bilincinin geliştirilmesi için işyerlerine ve topluma yönelik çalışmaları yapmak,


  1. Mevcut hukuksal düzenlemelerdeki eksikliklerin giderilmesi ve ilgili mevzuatın, iş sağlığı ve güvenliği alanında uluslararası sözleşmelere ve Avrupa Birliği direktiflerine ile uyumlu hale getirilmesi için çalışmalar yapmak bu alanda Çalışma Bakanlığı tarafından hazırlanacak her türlü mevzuata ilişkin uygun görüş vermek,

  2. İş Sağlığı ve Güvenliği alanında çalışmalar yapmak, veriler toplamak ve gerekli gördüğü alanlarda çalışma grupları oluşturmak.


c) Çalışma Yöntemi,

Konsey her üç ayda bir olmak üzere yılda en az dört kez toplanır. Kararlar salt çoğunlukla alınır. Konseye Çalışma Bakanlığı müsteşarı başkanlık eder. Ayrıca en az beş kurul üyesinin yazılı isteği halinde olağanüstü olarak toplanır.


Genel hükümler

MADDE 6- (1) İşveren, işle ilgili her konuda çalışanların sağlık ve güvenliğini korumakla yükümlüdür.

(2) İşverenin iş sağlığı ve güvenliği konusunda, bu Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, işyeri dışındaki uzman kişi veya kuruluşlardan hizmet alması bu konudaki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

(3) Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konusundaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluğu ilkesini etkilemez.


(1) İşveren yükümlülük ve sorumluluğunun daha ayrıntılı tanımlanması gerekir.

(2) Satınalma vurgusu yerine ortaklaşa, imece yöntemi gibi formüllerin benimsenmesi gerekir.

İşverenlerin Sorumlulukları ve Yükümlülükleri


İşverenlerin Sorumlulukları

MADDE 6- (1) İşverenler, işyerlerinde, iş sağlığı güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemleri almak, araç ve gereçleri eksiksiz bulundurmakla yükümlü ve çalışma ortamının sağlıklı ve güvenli sınırlar içerisinde tutulmasından ve bunu izleyecek örgütlenmeyi kurmaktan sorumludur.

(2) Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konusundaki hakları ve görevleri işverenin sorumluluğu ilkesini etkilemez.


İşverenin genel yükümlülüğü

MADDE 7- (1) İşveren, çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumak için mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil gerekli her türlü önlemin alınması, organizasyonun yapılması, araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik önlemlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun sürekli olarak iyileştirilmesi amacına yönelik çalışmalar yapmakla ve işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemekle yükümlüdür.

(2) İş sağlığı ve güvenliği ile iş hijyeni konusunda alınacak önlemler hiç bir şekilde çalışanlara mali yük getirmez.


İşveren yükümlülük ve sorumluluğu yukarıda tanımlandığından, burada işverenin sürdürülebilirliği sağlama ve denetleme yükümlülüğü üzerinde durulmalıdır.


Bir sonraki maddenin başlığının "İşverenin genel yükümlülükleri" olması uygun görüldüğünden, bu madde başlığı "Genel hükümler" olarak belirtilmiştir.

Genel hükümler

MADDE 7- (1) İşveren, çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumak için sağlık ve güvenlik önlemlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun sürekli olarak iyileştirilmesi amacına yönelik çalışmalar yapmakla ve işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemekle yükümlüdür.

(2) İş sağlığı ve güvenliği ile iş hijyeni konusunda alınacak önlemler hiç bir şekilde çalışanlara mali yük getirmez.


İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmasında genel prensipler

MADDE 8- (1) İşveren, sağlık ve güvenliğin korunması ile ilgili olarak önlemlerin alınmasında;

a) Risklerin önlenmesi,

b) Önlenmesi mümkün olmayan risklerin analiz edilmesi,

c) Risklerle kaynağında mücadele edilmesi,

ç) Özellikle monoton ve önceden belirlenmiş iş hızında çalışmayı ve bunların sağlık üzerine olumsuz etkilerini en aza indirecek şekilde işyerinin tasarımı, iş ekipmanları, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçimi gibi hususlara özen gösterilerek işin çalışanlara uyumlu hale getirilmesi,

d) Teknik gelişmelere uyum sağlanması,

e) Tehlikeli olanların, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanlarla değiştirilmesi,

f) Teknolojinin, iş organizasyonunun, çalışma şartlarının, sosyal ilişkilerin ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan genel bir önleme politikasının geliştirilmesi,

g) Toplu korunma önlemlerine, kişisel korunma önlemlerine göre öncelik verilmesi,

ğ) Çalışanlara uygun talimatların verilmesi,

genel prensiplerine uymakla yükümlüdür.

'İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmasında genel prensipler' başlığı yerine bu madde altındaki düzenlemeler İşverenlerin Genel Yükümlülükleri ana başlığı altında düzenlenmiştir.

5 ve 6. maddedeki düzenlemeler iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin özüne aykırı olduğundan metinden çıkarılmalıdır.

İşverenlerin Genel Yükümlülükleri

    MADDE 8  -İşveren, sorumlulukları çerçevesinde çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumak, geliştirmek, mesleksel tehlikeleri önlemek, bilgilendirme, eğitim ve kurumsal gereklilikler için her türlü önlemi alacaktır.

      2-İşveren, sağlık ve güvenliğin korunması ile ilgili olarak önlemlerin alınmasında;

  1. Tehlikeleri ortadan kaldırmak,

  2. Tehlikeyi kaynağında kontrol etmek,

  3. Güvenli çalışma sistemleriyle riski en aza indirmek,

  4. Tehlikenin varlığını sürdürdüğü sürece kişisel koruyucu donanımı sağlamak,

  5. İşleri kişilere uygun hale getirmek, işyeri tasarımında, iş makinesi, çalışma ve üretim yöntemi seçimlerinde özen göstermek; özellikle monoton çalışmalarda önceden belirlenmiş üretim temposunu hafifleterek bunların sağlığa olumsuz etkilerini en aza indirmek ve monotonluğunu azaltmak.

  6. Bilimsel ve teknik gelişmeleri izlemek ve yeni koruma tekniklerinin işyerine uygulamasını sağlamak,

  7. Tehlikeli olanları, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanlarla değiştirmek,

  8. Çalışma ortamına ilişkin tüm koşulları, teknolojiyi, iş organizasyonunu, çalışma koşullarını ve sosyal ilişkilerini bir arada değerlendirerek birbirini destekler mahiyette tedbirler politikası geliştirmek,

  9. Toplu korunma önlemlerine kişisel korunma önlemlerine göre öncelik vermek,

  10. Çalışanlara uygun talimatları vermek,

genel ilkelerine uymakla yükümlüdür.


İşin özelliğine göre uyulması gereken sağlık ve güvenlik prensipleri

MADDE 9- (1) İşveren, işyerinde yapılan işlerin özelliklerini dikkate alarak:

a) Kullanılacak iş ekipmanının, kimyasal madde ve preparatların seçimi, işyerinin tertip ve düzeni gibi konular da dahil çalışanların sağlık ve güvenliği yönünden tüm riskleri değerlendirir. Bu değerlendirme sonucuna göre, alınan önleyici tedbirler ile seçilen çalışma şekli ve üretim yöntemlerinin, çalışanların sağlık ve güvenlik yönünden korunma düzeyini

yükseltmesi ve işyerinin idari yapılanmasının her kademesinde uygulanabilir olmasını sağlar.

b) Çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden uygunluğunu göz önüne alarak görev verir.

c) Yeni teknolojilerin planlanması ve uygulanmasında, seçilecek iş ekipmanının, çalışma ortam ve koşullarının çalışanların sağlığı ve güvenliğine etkisi konusunda çalışanlar

veya temsilcileri ile istişarede bulunur.

d) Hayati ve özel bir tehlike bulunan yerlere yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların girmemesi için gerekli önlemleri alır.

İşin özelliğine göre uyulması gereken sağlık ve güvenlik prensipleri' başlığı altında madde 9 düzenlemeleri değiştirilmiştir.


Bir işyerinde, ister alt-üst işveren, isterse kira vb ilişki ile birden çok işverenin faaliyet göstermesi durumunda, işyeri ortamından doğan sorumluluklar paylaşılmak zorundadır. Birlikte yaşamanın koşulu budur.


MADDE 9- İşveren bu kanunun diğer hükümlerine uygun olarak işyerindeki veya kuruluşundaki işlerin özelliklerini ve niteliğini dikkate alarak ;


a) Aynen.

b) Aynen.

c) Yeni teknolojilerin planlanması ve uygulanmasında, seçilecek iş ekipmanının, çalışma ortam ve koşullarının çalışanların sağlığı ve güvenliğine etkisi konusunda çalışanlar veya temsilcileri ile görüş alışverişinde bulunur.


d) Yaşamsal ve ciddi bir tehlike bulunan yerlere yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki diğer çalışanların girmemesi için gerekli önlemleri almak.

e) Aynı işyerinin birden fazla işveren tarafından kullanılması durumunda işverenler, iş sağlığı iş güvenliği önlemlerini ortaklaşa uygulamak, çalışan ve/veya temsilcilerine tehlikeler konusunda bilgi vermek ve alınan önlemleri koordine etmek ve oluşacak olumsuz sonuçların sorumluluğunu birlikte üstlenmek durumundadır.

f) Bir işyerinde alt işverenlere ait çalışanların sağlık ve güvenlikleri ile ilgili önlemlerin belirlenmesinde ve uygulanmasında, işyerinin tümünden sorumlu asıl işveren eşgüdümü sağlar. Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.


g) İş sağlığı ve güvenliği ile iş hijyeni konusunda alınacak önlemler ilgili maliyet, hiç bir şekilde çalışanlara yansıtılamaz.


İşverenler arasında işbirliği, koordinasyon ve sorumluluk

MADDE 10- (1) Aynı işyerinin birden fazla işveren tarafından kullanılması durumunda işverenler, yaptıkları işin niteliğini dikkate alarak; iş sağlığı ve güvenliği ile iş hijyeni önlemlerinin uygulanmasında işbirliği yapar, mesleki risklerin önlenmesi ve bunlardan korunma ile ilgili çalışmaları koordine eder, birbirlerini ve birbirlerinin çalışanlarını veya temsilcilerini riskler konusunda bilgilendirir. Koordinasyon, işverenler tarafından müştereken

belirlenen kişi veya kişilerce sağlanır.

(2) Bir işyerinde alt işverenlere ait çalışanların sağlık ve güvenlikleri ile ilgili

önlemlerin belirlenmesi ve uygulanmasını, işyerinin tümünden sorumlu asıl işveren koordine eder. Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan doğan

yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

İşverenler arasında işbirliği, koordinasyon ve sorumluluk başlığı altındaki madde 10 madde 9 içinde yer almıştır.



Koruyucu ve önleyici hizmetler

MADDE 11- (1) Bu bölümde belirtilen yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla işveren, işyerindeki sağlık ve güvenlik risklerini önlemek ve koruyucu hizmetleri yürütmek üzere, işyerinin büyüklüğünü, işin niteliğini, tehlikelilik derecesi ve çalışan sayısını dikkate alarak, işyerinden, işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, işyeri hemşiresi/sağlık memuru ile ihtiyaç duyulan diğer meslek dallarından, Bakanlık tarafından belgelendirilmiş bir veya birden fazla kişiyi görevlendirir.

(2) İşyerinde bu görevleri yürütebilecek birinci fıkrada belirtilen nitelikte personel bulunmaması halinde bu hizmet, dışarıdan aynı nitelikteki Bakanlık tarafından belgelendirilmiş olan uzman kişi veya kuruluşlardan alınır.

(3) Bu maddenin birinci fıkrasında sözü edilen sağlık ve güvenlikle görevli kişilerin, işyerinde bu görevlerini yürütmeleri nedeniyle hakları kısıtlanamaz. Bu kişilere, söz konusu görevlerini yapabilmeleri için yeterli zaman verilir.

(4) İşveren, hizmet aldığı kişi veya kuruluşları, çalışanların sağlık ve güvenliğini etkilediği bilinen veya etkilemesi muhtemel faktörler hakkında bilgilere ulaşmasını, ayrıca bu kişi veya kuruluşların, başka işyerlerinden çalışmak üzere kendi işyerine gelen çalışanlar ve bu çalışanların işverenleri hakkında gerekli bilgilere ulaşabilmelerini sağlar.

(5) İşyerinin büyüklüğü, işin niteliği, tehlikelilik derecesi ve çalışan sayısı dikkate alınarak, birinci fıkrada belirtilen hususların yerine getirilmesi sorumluluğunu, Bakanlık tarafından verilen belgeyi almış olması halinde, işveren kendisi üstlenebilir.

(6) Bu maddenin birinci, ikinci ve beşinci fıkrası kapsamında;

a) Koruyucu ve önleyici hizmetleri yürütmek üzere, işyerinden görevlendirilen veya işyeri dışından hizmet alınan kişilerde ve/veya kuruluşlarda aranacak nitelikler, bu kişi ve/veya kuruluşların çalışma şartları ve görevlerini nasıl yürütecekleri ile bu kişilerin eğitimleri, eğitimi verecek kurum ve/veya kuruluşların nitelikleri,

b) Bu kişi ve/veya kuruluşların, Bakanlık tarafından belgelendirilmeleri ve belgelerin iptali, görev ve sorumlulukları kuruluşlarda bulunacak personel ve donanım ile kuruluşların denetlenmesi,

c) İşyerinin büyüklüğü, işin niteliği, tehlikelilik derecesi ve çalışan sayısına göre; bu kişi ve/veya kuruluşlardan hangi koşullarda hizmet alınacağı, görevlendirilecek ya da hizmet alınacak kişilerin sayısı, hizmet süreleri,

ç) İşverenin sorumluluğu hangi hallerde kendisinin üstlenebileceği, ile ilgili usul ve esaslar Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.



"Tehlike, Riskler ve Güvenlik Önlemleri" başlığı ile Dördüncü Bölüm olarak düzenlenmelidir. "Tehlike, Riskler ve Güvenlik Önlemleri" başlığı ile Dördüncü Bölüm olarak düzenlenmelidir. Yasa Taslağının 14, 15, 16, ve 17 maddeleri, 12 ve 13. maddelerin Dördüncü Bölüm olarak düzenlemesini önerdiğimizden, içerikleri dikkate alınarak, Taslağın Üçüncü Bölümüne alınmalıdır.


5 ve 6. maddedeki düzenlemeler iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin özüne aykırı olduğundan metinden çıkarılmalıdır.

Koruyucu ve önleyici hizmetler


MADDE 11- (1) Bu bölümde belirtilen yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla işveren, işyerindeki sağlık ve güvenlik tehlikelerini önlemek ve koruyucu hizmetleri yürütmek üzere, işyerinin büyüklüğünü, işin niteliğini, tehlikelilik derecesi ve çalışan sayısını dikkate alarak, İşyeri Sağlık-Güvenlik Birimi veya İşyerleri Ortak Sağlık-Güvenlik Birimi kurar.


(2) Bu maddenin birinci fıkrasında sözü edilen sağlık ve güvenlikle görevli kişilerin, işyerinde bu görevlerini yürütmeleri nedeniyle hakları kısıtlanamaz. Bu kişilere, söz konusu görevlerini yapabilmeleri için yeterli zaman verilir.


(3) İşveren, İşyeri Sağlık-Güvenlik Birimi veya İşyerleri Ortak Sağlık-Güvenlik Birimi görevlilerinin, çalışanların sağlık ve güvenliğini etkilediği bilinen veya etkilemesi olası risk faktörleri hakkında bilgilere ulaşmasını, ayrıca bu kişi veya kuruluşların, başka işyerlerinden çalışmak üzere kendi işyerine gelen çalışanlar ve bu çalışanların işverenleri hakkında gerekli bilgilere ulaşabilmelerini sağlar.






İlkyardım, yangınla mücadele ve kişilerin tahliyesi, ciddi ve yakın tehlike

MADDE 12- (1) İşveren;

a) İşyerinin büyüklüğünü, yapılan işin özelliğini ve işyerinde bulunan çalışanların ve diğer kişilerin sayısını dikkate alarak; ilkyardım, yangınla mücadele ve kişilerin tahliyesi için gerekli tedbirleri alır,

b) Özellikle ilkyardım, acil tıbbi müdahale, kurtarma ve yangınla mücadele konularında, işyeri dışındaki kuruluşlarla irtibatı sağlayacak gerekli düzenlemeleri yapar.

(2) İşveren, birinci fıkrada belirtilen ilkyardım, yangınla mücadele ve tahliye işleri için işyerinin büyüklüğü ve taşıdığı özel tehlikeleri dikkate alarak, bu konuda eğitimli, uygun donanıma sahip, yeterli sayıda kişiyi görevlendirir.

(3) İşveren;

a) Ciddi ve yakın tehlikeye maruz kalan veya kalma riski olan tüm çalışanları, tehlikeler ile bunlara karşı alınmış ve alınacak önlemler hakkında mümkün olan en kısa sürede bilgilendirir,

b) Ciddi, yakın ve önlenemeyen tehlike durumunda, çalışanların işi bırakarak derhal çalışma yerlerinden ayrılıp güvenli bir yere gidebilmeleri için gerekli düzenlemeleri yapar ve talimatları verir,

c) Ciddi ve yakın tehlike durumunun devam ettiği çalışma şartlarında, zorunlu kalınması halinde de, gerekli donanıma sahip ve özel olarak görevlendirilen kişiler hariç, çalışanlardan çalışmaya devam etmelerini isteyemez.

(4) Ciddi, yakın ve önlenemeyen tehlike durumunda işyerini veya tehlikeli bölgeyi terk eden çalışanların bu davranışları nedeniyle hakları kısıtlanamaz.

(5) İşveren, çalışanların kendileri veya diğer kişilerin güvenliği için ciddi ve yakın bir tehlike olduğunda ve amirine hemen haber veremedikleri durumlarda, kendi bilgileri doğrultusunda ve mevcut teknik donanımlar ile tehlikenin sonuçlarının engellenmesi için gerekeni yapabilecek durumda olmalarını sağlamak zorundadır.