
|

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası Tasarı Taslağı Konusunda Bakanlıkça İstenen Görüşümüz (08.02.2008)
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğüne,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca kurulan Ulusal İş Sağlığı Güvenliği Konseyi'ne sivil toplum örgütü temsilcisi olarak Vakfımızın uygun görülmesi, bu alanda Enstitümüzün 25 yılı bulan çalışmalarına verilen bir değerin ifadesi olarak gördük. 3 yıl boyunca yürüttüğümüz Konsey üyeliği görevimizde de, misyonumuz doğrultusunda, Türkiye'de iş sağlığı güvenliği alanının geliştirilmesi için elimizden geldiğince, paydaşlar arasında ortak noktalar bulmaya ve konunun daha geniş boyutta ele alınması için çaba içerisinde olduk.
Ancak, 29 Ocak 2008 tarihinde İstanbul'da 23 işçimizin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan ve büyük bir ihmal sürecinin son halkası olan "Büyük Kaza", çabalarımızın uygulamaya yansımasında yetersizlikler olduğunu ortaya koymaktadır. Bu kaza, Türkiye'de iş sağlığı güvenliği alanındaki yetmezliğin çok net bir fotoğrafıdır. Bu yetmezlik, yasaların yetersizliğinden değil, yasaların uygulanmamasından kaynaklanmaktadır. Bu bakımdan, süreçleri, daha geniş bir perspektif ve uyum içerisinde yönetecek, "idari, mali yönden özerk" Ulusal İşçi Sağlığı İş Güvenliği Kurumu'na mutlak bir gereksinme olduğunu anımsatmak isteriz. İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa'sının ağırlıklı parçasının da bu Kurum'un kuruluşuna olanak veren hükümler olması gerektiği görüşümüzü koruyoruz.
Bakanlığınızın yerinde bir adımla iş sağlığı ve güvenliği alanını kavrayan bir yasa çıkarma çabasını olumlu karşılıyoruz. Ancak, bu girişimin, tüm çalışanları ve tüm hizmet-üretim alanlarını kavraması gerektiğini; dar anlamda sağlık-güvenliği değil, çalışma mevzuatının sağlık-güvenliği ilgilendiren hükümlerini gözden kaçırmayan bir yaklaşımla ortaya konulması gerektiğine inanıyoruz. Ayrıca bu yasanın, polisiye önlemlerden çok gönüllülüğü öne çıkaran; çatışmadan çok uzlaşmayı önemseyen bir yaklaşımı içermesi gerektiğini düşünüyoruz.
Başlangıcı 1992 yıllarına dayanan, Bakanlığımızca son olarak 2005 yılında ele alınan ve Ulusal İş Sağlığı Güvenliği Konseyi'nin gündemine konulan ve 2006-2008 eylem programında yer alan Yasa Tasarısı üzerinde, sosyal tarafların ve Konsey'e katılan diğer paydaşların oybirliği ile anlaşması bugüne değin sağlanamamıştır.
Bize tanınan yeni süre içerisinde, Konsey'de temsil edilen bazı kuruluşlardan (Türk İş, Hak İş, DİSK, Kamu Sen, KESK, Türk Tabipleri Birliği, Türk Mimar Mühendis Odaları Birliği (TMMOB), Fişek Enstitüsü) temsilcilerin katıldığı toplantılarda görüşler tartışılmış ve olgunlaştırılmıştır. Her kuruluş bu tartışmaların ışığında kendi görüşlerini Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi'ne sunacaktır.
Bu çalışma sırasında, 8 Aralık 2007 tarihinde İstanbul'da Kadir Has Üniversitesi ile İstanbul Barosu'nca birlikte düzenlenen "İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı Taslağı Sempozyumu"ndan ortaya konulan görüşlerden de yararlanılmıştır.
Bize ilettiğiniz formatta hazırlanan Fişek Enstitüsü'nün önerileri ekte gonderilmektedir. Bilgilerinize saygıyla sunarız.
Saygılarımızla.
Prof.Dr.A.Gürhan Fişek
Genel Yönetmen
Sayı : 10712-01
26 Aralık 2007
|
EK-1: Taslaklar Hakkında Görüş Bildirilmesinde Kullanılacak Form Örneği
|
Taslağın
Geneli Üzerindeki Görüş ve Değerlendirme
|
Teklif
|
|
31.01.2008 tarihinde
İstanbul'da Davutpaşa'da 23 kişinin ölümü ile
sonuçlanan "katliam" gibi iş kazası, bir kez daha,
sorunun mevzuatın yetersizliğinde değil; varolan yasa, tüzük
ve yönetmeliklerin bile uygulanmasında büyük
gedikler olduğunu ortaya koymuştur. İş sağılığı güvenliği
(ya da daha çağdaş bir söylem ile "işyerinde
sağlık, güvenlik, çevre), Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı'nın boyutlarını aşmıştır. Hatta
tek tek işverenlerin ve tek tek bakanlıkların boyutlarını da
aşarak çok-bilimli, çok-yönlü ve ulusal
bir sorun haline gelmiştir.
Varolan mevzuatın
da, üzerinde konuştuğumuz İş Sağlığı Güvenliği
Yasası'nın da uygulanmasında, polisiye önlemler değil;
toplumun gönüllülüğü ve hükümet
dışı kuruluşların işbirliği etkili olacaktır. Bu bakımdan,
Yasa'nın öncelikle, kendisine yaşam verecek olan "idari,
mali yönden özerk" ve hükümet-dışı bir
yapı taşıyacak "Ulusal Sağlık, Güvenlik ve Çevre
Kurumu"na ve bunun kuruluşuna öncelik vermelidir.
8 Aralık 2007
tarihinde Yasa Tasarısı üzerine düzenlenen Sempozyum'a
katılan hukukçular, böyle bir tasarının hazırlığına
katkıda bulunmak istediklerini bildirmişler; bu istekleri İş
Sağlığı Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı
Dr.Rana Güven tarafından da olumlu karşılanmıştır.
Böyle bir katkıyı biz de çok önemli ve
vazgeçilmez sayıyoruz.
|
İş
Sağlığı Güvenliği Yasası, bu alandaki tüm kamu ve
hükümet-dışı kuruluşlar arasında eşgüdümü
sağlayan ve gönüllü dönüşümleri
öne çıkaran, "idari,
mali yönden özerk" ve hükümet-dışı bir
yapı taşıyacak "Ulusal Sağlık, Güvenlik ve Çevre
Kurumu"nun kuruluşunu, yetki ve sorumluluklarını, finansman
kaynaklarını içermelidir.
Mutlaka hazırlık
sürecine hukuk biliminde ve uygulamasında yetkinleşmiş
kişilerin katılımı sağlanmalıdır.
|
|
Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Tarafından Hazırlanan
İş
Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı Taslak Maddesi
|
Değişiklik
Önerilerine Temel Olan Görüş ve Değerlendirmeler
|
Fişek
Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve
Eylem Merkezi Vakfı (Konsey
STK Temsilcisi)
tarafından
getirilen öneriler
|
|
MADDE
1- (1) Bu Kanunun amacı, çalışanların sağlık ve
güvenliklerinin korunması,mesleki risklerin önlenmesi,
risk ve kaza faktörlerinin ortadan kaldırılması ile
işyerlerindesağlık ve güvenlik şartlarının sürekli
olarak iyileştirilmesi için alınacak önlemleri ve bu
konulardaki görev, yetki, yükümlülük ve
sorumlulukları düzenlemektir.
|
Yasanın
başlangıcında, iş yasalarında olduğu gibi, işveren
sorumluluğu ve çalışanların hakları açıkça
vurgulanmalıdır.
Yasa,
aynı zamanda bu amaca ulaşmak için devlet, çalışan
ve işverenin yanı sıra, iş sağlığı güvenliği
hizmetinde görev alanların yetki ve sorumluluklarını da
tanımlamalıdır.
Yasada
tüm bu paydaşları biraraya getiren, Ulusal İş Sağlığı
Güvenliği Konseyi'nin de yetki ve sorumlulukları
belirlenmelidir.
Bu
yasanın tek amacı, yetki ve sorumlulukları belirtmek değildir.
Asıl amaç, sağlıklı bir çalışma için
önlemlerin ve yöntemlerin belirlenmesi olmalıdır.
|
MADDE
1-Bu
kanunun amacı:
Çalışanların
sağlık ve güvenliğini işyerleri ve ülke düzeyinde
sağlamak amacıyla devletin, işverenlerin sorumluluklarını ve
çalışanların görevlerini ve haklarını
belirlemek,
İş
sağlığı ve güvenliği hizmetinin örgütlenmesi,
düzenlenmesi ve bu hizmetlerde çalışanların görev,
yetki ve sorumluluklarının belirlemek,
İşle
ilgili en uygun bedensel, ruhsal ve sosyal iyilik halini
sağlayacak düzeyde, güvenli ve sağlıklı bir çalışma
ortamı oluşturmak ve bunu sürdürmek ; çalışma
ortamında bulunan tehlike nedenlerini ortadan kaldırmak,
olmadığı takdirde en aza indirmek ; iş kazalarını ve
yaralanmalarını, işe bağlı hastalıkları, meslek
hastalıklarını önlemek ; işyerlerinde sağlık ve
güvenlik şartlarının sürekli olarak iyileştirilmesi
için alınacak önlemleri belirlemek,
İş
sağlığı ve güvenliğine ilişkin ulusal politikaların
belirlenmesi, uygulanması ve periyodik olarak gözden
geçirilmesi ile görevli Ulusal İş Sağlığı ve
Güvenliği Konseyinin oluşumu, yetkileri ve çalışma
şartlarını belirlemek ve düzenlemektir.
|
|
Kapsam
MADDE
2- (1) Bu Kanun hükümleri endüstriyel, tarımsal,
ticari, idari, eğitsel,kültürel ve benzeri
faaliyetlerin yapıldığı, resmi ve özel sektöre ait
bütün işyerlerine ve işlere faaliyet konularına
bakılmaksızın uygulanır.
(2)
Bu Kanun hükümleri; Türk Silahlı Kuvvetleri,
Emniyet Kuvvetleri ve Sivil Savunma gibi kendine özgü
karakteristiği olan kamu hizmetlerinin bu Kanun hükümleri
ile çelişen özel faaliyetlerinde uygulanmaz. Ancak,
bu tür hallerde de çalışanların sağlık ve
güvenliği, bu Kanununun amaçları doğrultusunda
dikkate alınır.
|
|
Kapsam
MADDE
2- (1)
Bu Kanun hükümleri kamu ve özel sektöre ait
bütün işyerlerinde ve işler ile çalışanın
sağlık ve güvenliğini etkileyecek çalışmaların
yapıldığı çiftlikler, cezaevleri atelyeleri, hastaların
uğraşı ile rehabilite edildiği merkezler, çırak ve
stajylerlerin eğitim amacıyla çalıştırıldıkları
atelyeler gibi üretim yapılan ve hizmet sunulan vb yerlerde
faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.
(2)
Bu Kanun hükümleri ile Türk Silahlı Kuvvetlerine
ilişkin Kanunlarda bulunan hükümlerin çelişmesi
halinde özel kanunlarında bulunan hükümler
uygulanır.
|
|
Tanımlar
MADDE
3- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a)
Alt işveren: Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü
mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya
asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin
gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş
alan ve bu iş için görevlendirdiği çalışanı
sadece bu
işyerinde
aldığı işte çalıştıran diğer işvereni,
b)
Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını,
c)
Bölge Müdürlüğü: İşyerinin bağlı
bulunduğu Bakanlık Bölge Müdürlüğünü,
ç)
Çalışan: Kendi özel Kanunlarındaki statülerine
bakılmaksızın bu Kanun kapsamındaki kamu veya özel
işyerlerinde, herhangi bir iş ilişkisine bağlı gerçek
kişiyi,
d)
Çocuk çalışan: 14 yaşını bitirmiş 15 yaşını
doldurmamış ve ilköğretimini
tamamlamış
çalışan kişiyi,
e)
Genç çalışan: 15 yaşını bitirmiş ancak 18
yaşını tamamlamamış çalışan kişiyi,
f)
İş Güvenliği Uzmanı: Bakanlık tarafından
belgelendirilmiş, iş güvenliği ile görevli mühendis
veya teknik elemanı,
g)
İş ilişkisi: Atanma işlemi veya bir sözleşme ile kurulan
ilişkiyi,
ğ)
İş sağlığı ve güvenliği çalışan temsilcisi:
İşyerinde sağlık ve güvenlik konularında çalışanları
temsil etmeye yetkili kişiyi,
h)
İşveren: İş ilişkisine bağlı çalışanı istihdam
eden kamu veya özel işyerlerini sevk ve idareye yetkili olan
gerçek veya tüzel kişiyi,
i)
İşveren vekili: Bu Kanun kapsamındaki kamu veya özel
işyerlerinin sevk ve idaresinde işvereni temsil yetkisine sahip
olanları,
ı)
İşyeri: Kamu hizmetlerinin yürütüldüğü
yerler ile işin yapıldığı veya belli bir amaçla
kullanılan gerçek veya tüzel kişilere ait yerleri,
j)
İşyeri hekimi: Bakanlık tarafından belgelendirilmiş hekimi,
k)
İşyeri hemşiresi/sağlık memuru: Bakanlık tarafından
belgelendirilmiş
hemşire/sağlık
memuru ve benzeri sağlık personelini,
l)
Kendi adına çalışan: Bir işyerinde, işveren ve
çalışanların dışında, iş yapan ve yanında çalışan
istihdam etmeyen, işin yapımına katkı sağlayan, kazanç
veya ödül elde etmek
amacıyla
mal veya hizmet üreten kişiyi,
m)
Önleme: Mesleki riskleri önlemek veya azaltmak için
işyerinde yapılan işlerin bütün aşamalarında
planlanmış veya alınmış önlemlerin tümünü,
n)
Risk değerlendirmesi: İşyerlerinde var olan ya da dışarıdan
gelebilecek tehlikelerin, çalışanlara, işyerine ve
çevresine verebileceği zararların ve bunlara karşı
alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla yapılması
gerekli çalışmaları,
o)
Sürekli iş: Nitelikleri bakımından otuz iş gününden
fazla devam eden işleri,
ifade
eder.
|
İş
hukukunda yasa metinleri, aynı zamanda, öğreticidir.
Mevzuatın, diğer hukuk metinlerinden farklı olarak daha sade ve
anlaşılır bir dil-söylem benimsemesinin nedeni de
anlaşılırlıktır. Maddelerin ve fıkraların sıralanmasında,
okurun mantık zinciri izlenmelidir. Bu maddenin yazımında,
mantık zinciri yerine, alfabetik sıranın kullanılmış olması
yerinde bulunmamıştır.
İşyerlerinde
iş sağlığı güvenliğin sağlanamamasında, en önemli
neden, Avrupa Birliği ve Çalışma Sosyal Güvenlik
Bakanlığı'nın da belirttiği gibi, iş güvenliği
kültürününün eksikliğidir. Bu konu hem
sosyal bir olgudur; hem de çalışan-çalışan,
çalışan-işveren dayanışması ile yaşama
geçirilebildiği oranda başarıya oluşabilir. Bunun için,
her işyerinde, tüm bireyleri sosyal çevresi ile
birlikte algılayan ve birarada iş sağlığı güveenliğini
uygulamaya yönlendiren "sosyal dayanışman"a gereksinme
vardır. Nitekim 1475 s.k. gereği çıkarılan İşçi
Sağlığı İş Güvenliği Kurulları hakkında Tüzük'te
"sosyal danışman"a yer verilmiş olmakla birlikte, 4857 s.k.
gereği çıkarılan ilgili Yönetmelik'te bu görevliye
yer verilmemiştir.
|
Tanımlar
MADDE
3- (1)
Bu Kanunun uygulanmasında;
j)
İşyeri:
İşveren
tarafından, kamu ya da özel, mal veya hizmet üretmek
amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin
birlikte örgütlendiği birime işyeri denir.
İşverenin
işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden
bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen
yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk
emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve
mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar
da işyerinden sayılır.
İşyeri,
işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile
oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür.
ı)
İşveren: İş ilişkisine bağlı çalışanı istihdam
eden kamu veya özel işyerlerini sevk ve idareye yetkili olan
gerçek veya tüzel kişidir.
i)
İşveren vekili: Bu Kanun kapsamındaki kamu veya özel
işyerlerinin sevk ve idaresinde işvereni temsil yetkisine sahip
olan kişilerdir.
a)
Alt işveren:
Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal
veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya
asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin
gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş
alan ve bu iş için görevlendirdiği çalışanı
sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer
işverendir.
ç)
Çalışan :Bir
iş sözleşmesine dayalı olarak, herhangi bir işyerinde
çalışan işçilerle; Devletin veya diğer kamu
tüzel kişilerinin yürütmekle görevli
oldukları kamu hizmetlerinin görüldüğü
genel, katma ve özel bütçeli idareler, il özel
idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı kuruluşlarda kamu
iktisadi teşebbüslerinde, özel kanunlarla veya
özel kanunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan banka ve
teşekküller ile bunlara bağlı kuruluşlarda ve diğer kamu
kurum veya kuruluşlarında çalışan kamu görevlileri
ile kendi
adına çalışanlar, ev
işlerinde çalışanlar, stajyer ve çıraklar dahil,
geçici veya sürekli olarak iş yapan kişileri kapsar.
e)
Genç çalışan:
15 yaşını bitirmiş ancak 18 yaşını tamamlamamış çalışan
kişidir.
Çırak
: 3308 sayılı yasa ve Borçlar Yasası gereğince çıraklık
sözleşmesiyle, meslek öğrenmek amacıyla, teorik ve
pratik eğitim yapan kişilerdir.
r)
Kendi adına çalışan: 507 sayılı yasanın 2nci
maddesindeki tanıma uygun üç işçinin
çalıştığı işyerleri ile bir işyerinde, işveren ve
çalışanların dışında, iş yapan ve yanında
çalışan istihdam etmeyen, işin yapımına katkı
sağlayan, kazanç veya ödül elde etmek amacıyla
mal veya hizmet üreten kişidir.
g)
Çalışma ilişkisi:
Atanma işlemi veya bir sözleşme ile kurulan ve bir hizmet
sunumu ya da üretimi kapsayan ilişkidir.
b)
Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıdır.
c)
Bölge Müdürlüğü: İşyerinin bağlı
bulunduğu Bakanlık Bölge Müdürlüğüdür.
p)
Kurum" (Kurum:Kuruluş kanunları veya kuruluşlarına ilişkin
mevzuatlarında görev, yetki ve sorumlulukları belirlenen,
hizmetin niteliği ve yürütülmesi bakımından
idari bir bütünlüğe sahip işyerlerinden
oluşan kuruluşlarıdır.
v)Tehlike:
insanların yaralanmasına, ölümüne, mülke,
çevreye ya da bunların hepsine veya bir kısmına zarar
verme potansiyeli taşıyan fiziksel bir durumdur.
z)Yaşam
ve sağlık açısından ani tehlike:
İşyerinde,
çalışanın
yaşamını ve sağlığını, giderilmesi olanaksız ve kalıcı
(geri dönülmez, irreversibl) biçimde etkileyen
ciddi tehlike durumudur.
t)
Risk:
Belirli sonuçlara yol açacak olumsuz bir olayın
belirli bir dönem içinde yada belirli koşullarda
ortaya çıkma olasılığıdır.
u)
Risk değerlendirmesi: İşyerlerinde var olan ya da dışarıdan
gelebilecek tehlikelerin, çalışanlara, işyerine ve
çevresine verebileceği zararların ve bunlara karşı
alınacak önlemlerin
belirlenmesi
amacıyla yapılması gerekli çalışmaları,
ş)
Önleme: üretim sürecindeki sağlık ve güvenliğe
yönelik tehlikeleri ortadan kaldırmak veya azaltmak için
işyerinde yapılan işlerin bütün aşamalarında
planlanmış veya alınmış önlemlerin tümüdür.
ğ)
İş
Kazası: İşyerinden kaynaklanan veya iş sırasında ortaya
çıkan ölümcül vaya ölümcül
olmayan yaralanmalara yol açan durumdur.
s)
Meslek hastalığı:
İşyerinde yapılan üretimden kaynaklanan tehlikeye maruz
kalma sonucu yakalanılan hastalıktır.
m)
İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri:
Önleyici işlevlere sahip olan ve işle ilgili en uygun
fiziksel ve zihinsel sağlık koşullarını gerçekleştirecek
güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamı
oluşturmak, bunu sürdürmek üzere yapılan
çalışmaların tümüdür.
y)Tıbbi
Gözetim Programı:
Meslek hastalıkları ile ilgili ilk uyarı bulgularının
belirlenmesini sağlayan, işe alınmadan önce ve sonrasında
düzenli aralıklarla yapılan muayeneleri de kapsayan tıbbi
programdır.
n)
İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi:
İşyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin
gereklerini yerine getirmek üzere işveren tarafından
kurulan ve yasal düzenlemeler uygun personel kadrosuna sahip,
işyeri hekimi veya iş güvenliği mühendisinin yönetimi
ve sorumluluğu altındaki yapılanmadır.
o)
İşyeri Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi:
Birden fazla işyerine iş sağlığı ve güvenliği
hizmetinin gereklerini yerine getirmek üzere işverenler
tarafından kurulan ve yasal düzenlemeler uygun personel
kadrosuna sahip, işyeri hekimi veya iş güvenliği
mühendisinin yönetimi ve sorumluluğu altındaki
yapılanmadır.
k)
İşyeri hekimi: İşçilerin sağlığının
değerlendirilmesi, iş koşulları ve süreçlerinin
işçilerin sağlığı ile ilişkilendirilmesinde, tüm
çalışan nüfusun sağlık, beceri ve çalışma
kapasitesinin yönetimine yardımcı olunması, çalışma
yetisi ve üretim sürecine ilişkin özel bilgi ile
donatılmış
ve bu bilgisini sürekli yenileyen,
işyeri veya işyeri ortak sağlık ve güvenlik biriminde
çalışan hekimdir.
l)
İşyeri hemşiresi/sağlık memuru: İşçilerin
sağlığının değerlendirilmesi, iş koşulları ve
süreçlerinin işçilerin sağlığı ile
ilişkilendirilmesinde, çalışma yetisi ve üretim
sürecine ilişkin özel bilgi ile donatılan
ve bu bilgisini sürekli yenileyen,
işyeri veya işyeri ortak sağlık ve güvenlik biriminde
çalışan işyeri hemşiresi veya sağlık memurudur.
f)
İş güvenliği mühendisi : İşyeri
ortamının risklerinin değerlendirilmesinde, iş koşullarının
ve süreçlerinin çalışanların korunması ile
ilişkilendirilmesinde, işyerinde iş güvenliği
önlemlerinin alınmasında ve izlenmesinde yönetime
yardımcı olunması için, bu konularda özel bilgi ile
donatılmış olan
ve bu bilgisini sürekli yenileyen,
işyeri veya işyeri ortak sağlık güvenlik biriminde
çalışan
mühendistir.
İş
güvenliği ile ilgili teknik eleman : Dört yıllık
teknik yüksek öğrenimini tamamlamış İşyeri
ortamının risklerinin değerlendirilmesinde, iş koşullarının
ve süreçlerinin çalışanların korunması ile
ilişkilendirilmesinde, işyerinde iş güvenliği
önlemlerinin alınmasında ve izlenmesinde yönetime
yardımcı olunması için, bu konularda özel bilgi ile
donatılmış olan
ve bu bilgisini sürekli yenileyen,
işyeri veya işyeri ortak sağlık güvenlik biriminde
çalışan
teknik elemandır.
İş
güvenliği ile ilgili teknik eleman yardımcısı : İki
yıllık teknik yüksek öğrenimini tamamlamış İşyeri
ortamının risklerinin değerlendirilmesinde, iş koşullarının
ve süreçlerinin çalışanların korunması ile
ilişkilendirilmesinde, işyerinde iş güvenliği
önlemlerinin alınmasında ve izlenmesinde yönetime
yardımcı olunması için, bu konularda özel bilgi ile
donatılmış olan
ve bu bilgisini sürekli yenileyen,
işyeri veya işyeri ortak sağlık güvenlik biriminde
çalışan
teknik eleman yardımcısıdır.
u)
Sosyal dayanışman : Üniversitelerin
çalışma ekonomisi endüstri ilişkileri, sosyoloji,
psikoloji, eğitim, sosyal hizmet ve hukuk bölümlerini
bitirenler arasından, çalışanların, iş sırasında ve
iş-dışı yaşamlarında karşılaşacakları sosyal sorunlar ve
hak ihlallerinde kendisine yol gösterecek ve destek verecek
kişidir. İşyeri ve işyeri ortak sağlık-güvenlik
birimlerinde görev yapar.
h)
İş sağlığı ve güvenliği çalışan temsilcisi:
İşyerinde
sağlık ve güvenlik konularında çalışanları
temsil etmeye yetkili ve çalışanlar tarafından seçilmiş
kişidir.
|
|
İşyerinin
bildirimi
MADDE
4- (1) Bu Kanunun kapsamına giren nitelikte bir işyerini kuran,
her ne suretle olursa olsun devralan, nakleden, çalışma
konusunu kısmen veya tamamen değiştiren, faaliyetine son veren
ve işyerini kapatan işveren veya işveren vekili, işyerinin
unvan ve adresini, çalışanların sayısını, çalışma
konusunu, işin başlama veya bitiş tarihini, işveren gerçek
kişi ise ad ve soyadını, işveren tüzel kişilik ise tüzel
kişiliğin unvanını, adresini, varsa işveren vekili veya
vekillerinin adı, soyadı ve adreslerini bir ay içinde
ilgili bölge müdürlüğüne bildirmek
zorundadır.
(2)
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanununa göre bildirimde
bulunan asıl işveren ve alt işverenler bu Kanuna göre
ayrıca bildirimde bulunmaz.
(3)
Kamu kurum ve kuruluşlarının merkez teşkilatı ile il veya
bölge teşkilatının hizmet alanındaki birimlerinin
bildiriminde merkez, il veya bölge teşkilatı esas alınır.
|
|
İşyerinin
bildirimi
MADDE
4- (1) Aynen
(2)
Aynen
(3)
Alt işveren, bu sıfatla mal veya hizmet üretimi için
meydana getirdiği kendi işyeri için birinci fıkra
hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür.
(4)
Kamu kurum ve kuruluşlarının merkez teşkilatı ile il veya
bölge teşkilatının hizmet
alanındaki birimleri bildirim esas alınır.
(5)
Çalışanın sağlık ve güvenliğini etkileyecek
çalışmaların yapıldığı çiftlikler, cezaevleri
atelyeleri, hastaların uğraşı ile rehabilite edildiği
merkezler, çırak ve stajyerlerin eğitim amacıyla
çalışıtırıldikları atelyeler gibi üretim yapılan
ve hizmet sunulan vb. yerler, iş sağlığı güvenliği
açısından değerlendirilebilmek amacıyla, işyeri olarak
kabul edilirler ve bildirimleri zorunludur.
|
|
Ulusal
iş sağlığı ve güvenliği konseyi
MADDE
5- (1) İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak;
ihtiyaç, öncelik, politika ve stratejiler için
öneriler geliştirmek, tavsiyelerde bulunmak üzere
Bakanlık, sosyal taraflar, ilgili kamu kurumları, üniversiteler,
sivil toplum kuruluşları, ilgili diğer kurum ve kuruluş
temsilcilerini bir araya getirmek üzere "Ulusal İş
Sağlığı ve Güvenliği Konseyi" kurulur. Konseyin toplam
üye sayısı 30'u geçemez. Konseye Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanı veya Müsteşarı başkanlık
yapar. Konsey kararları toplantıya katılan üyelerin salt
çoğunluğu ile alınır. Oyların eşitliği halinde
başkanın oyu kararı belirler.
(2)
Konseyin gerekli görmesi halinde çalışma grupları
oluşturulur. Aynı anda beşten fazla çalışma grubu
oluşturulamaz. Her bir çalışma grubundaki üye
sayısı dokuzu geçemez.
(3)
Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyinin sekreterya
hizmetleri, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü
tarafından yerine getirilir.
(4)
Konseyin Başkan ve üyelerine 3000 gösterge rakamının
memur aylık kat sayısı ile çarpımı sonucu bulunan
miktarda yıllık altı toplantıyı geçmemek üzere,
raportör ve çalışma grubunda görevlendirilenlere
ise, 1000 gösterge rakamının memur aylık kat sayısı ile
çarpımı sonucu bulunan miktarda aylık iki toplantıyı
geçmemek üzere, katıldıkları her toplantı günü
için damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi
tutulmaksızın Bakanlık bütçesinden huzur hakkı
ödenir.
(5)
Konseyin oluşumu, toplanma ve çalışma şekli, çalışma
usul ve esasları ile konseyin başkan ve üyelerine ödenecek
huzur hakkı Maliye Bakanlığının görüşü
alınarak, Bakanlıkça
hazırlanacak
bir yönetmelikle düzenlenir.
|
Konseyi,
"idari, mali yönden özerk" bir kurumsal yapılanmaya
geçişte, bir adım olarak görüyoruz. Bu bakımdan
yasal düzenlemenin bütün süreci gören ve
kurumsallaşma hazırlıklarını da içeren bir yaklaşımla
kurgulanması gerekir.
|
Ulusal
iş sağlığı ve güvenliği konseyi
a)
Oluşumu.
Konsey ;
En
çok üyeye sahip ilk üç işçi
sendikasından gönderilecek birer temsilci,
En
çok üyeye sahip ilk üç kamu çalışanları
sendikasından gönderilecek birer temsilci,
TİSK,
TOBB, TESK , Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Türk
Tabipleri Birliği, Türk Mimar Mühendis Odaları
Birliği, Türk Hemşireler Birliğinden gönderilecek
birer temsilci.
YÖK
tarafından, Üniversitelerde, iş sağlığı ve güvenliği
alanında çalışmalar yapan öğretim üyeleri
arasından seçilecek bir temsilci,
İş
Sağlığı ve Güvenliği alanında düzenli ve sürekli
çalışmaları olan sivil toplum kuruluşları içinden
Konsey tarafından seçilecek bir temsilci,
Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı,
Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve
Güvenliği Genel Müdürlüğünden,
İş
Teftis Kurulu Başkanlığından,
Sağlık
Bakanlığından,
Devlet
Personel Dairesi Başkanlığı,
Tarım
ve Köyişleri Bakanlığı,
Çevre
ve Orman Bakanlığı,
birer
temsilcinin katılımı ile oluşur..
b)
Görevleri:
İş
sağlığı ve güvenliği ulusal politikasının
hazırlanmasına esas olmak üzere çalışmalar
yapmak,
Bu
politikaların yürütülmesi için sosyal
tarafların katılımına olanak veren çalışma
programları hazırlamak,
Belirlenen
ulusal politik hedefler doğrultusunda ;
a)
sosyal tarafların, meslek kuruluşlarının, sivil toplum
örgütlerinin kendi üyelerine yönelik
çalışmalar yapmasını, eğitimler düzenlemesini
özendirmek ,
b)
İş sağlığı ve Güvenliği Kurulları, İşyeri Sağlı
ve Güvenlik Birimleri, İşyerleri Ortak Sağlık ve Güvenlik
Birimlerinin çalışmalarının eşgüdümünü
sağlamak,
c)
İş
Sağlığı ve Güvenliği Kurullarının yıllık çalışma
raporlarını incelemek, sonuçlarını değerlendirip; yön
gösterici çalışmalar ve yayınlar yapmak.
İş
sağlığı ve güvenliği bilincinin geliştirilmesi için
işyerlerine ve topluma yönelik çalışmaları
yapmak,
Mevcut
hukuksal düzenlemelerdeki eksikliklerin giderilmesi ve
ilgili mevzuatın, iş sağlığı ve güvenliği alanında
uluslararası sözleşmelere ve Avrupa Birliği
direktiflerine ile uyumlu hale getirilmesi için çalışmalar
yapmak bu alanda Çalışma Bakanlığı tarafından
hazırlanacak her türlü mevzuata ilişkin uygun görüş
vermek,
İş
Sağlığı ve Güvenliği alanında çalışmalar
yapmak, veriler toplamak ve gerekli gördüğü
alanlarda çalışma grupları oluşturmak.
c)
Çalışma Yöntemi,
Konsey
her üç ayda bir olmak üzere yılda en az dört
kez toplanır. Kararlar salt çoğunlukla alınır. Konseye
Çalışma Bakanlığı müsteşarı başkanlık eder.
Ayrıca en az beş kurul üyesinin yazılı isteği halinde
olağanüstü olarak toplanır.
|
|
Genel
hükümler
MADDE
6- (1) İşveren, işle ilgili her konuda çalışanların
sağlık ve güvenliğini korumakla yükümlüdür.
(2)
İşverenin iş sağlığı ve güvenliği konusunda, bu
Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, işyeri
dışındaki uzman kişi veya kuruluşlardan hizmet alması bu
konudaki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
(3)
Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği
konusundaki yükümlülükleri, işverenin
sorumluluğu ilkesini etkilemez.
|
(1)
İşveren yükümlülük ve sorumluluğunun daha
ayrıntılı tanımlanması gerekir.
(2)
Satınalma vurgusu yerine ortaklaşa, imece yöntemi gibi
formüllerin benimsenmesi gerekir.
|
İşverenlerin
Sorumlulukları
ve
Yükümlülükleri
İşverenlerin
Sorumlulukları
MADDE
6- (1)
İşverenler, işyerlerinde, iş sağlığı güvenliğinin
sağlanması için gerekli her türlü önlemleri
almak, araç ve gereçleri eksiksiz bulundurmakla
yükümlü ve çalışma ortamının sağlıklı
ve güvenli sınırlar içerisinde tutulmasından ve
bunu izleyecek örgütlenmeyi kurmaktan sorumludur.
(2)
Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği
konusundaki hakları
ve görevleri
işverenin sorumluluğu ilkesini etkilemez.
|
|
İşverenin
genel yükümlülüğü
MADDE
7- (1) İşveren, çalışanların sağlığını ve
güvenliğini korumak için mesleki risklerin önlenmesi,
eğitim ve bilgi verilmesi dahil gerekli her türlü
önlemin alınması, organizasyonun yapılması, araç
ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik
önlemlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve
mevcut durumun sürekli olarak iyileştirilmesi amacına
yönelik çalışmalar yapmakla ve işyerinde alınan iş
sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup
uyulmadığını denetlemekle yükümlüdür.
(2)
İş sağlığı ve güvenliği ile iş hijyeni konusunda
alınacak önlemler hiç bir şekilde çalışanlara
mali yük getirmez.
|
İşveren
yükümlülük ve sorumluluğu yukarıda
tanımlandığından, burada işverenin sürdürülebilirliği
sağlama ve denetleme yükümlülüğü
üzerinde durulmalıdır.
Bir
sonraki maddenin başlığının "İşverenin genel
yükümlülükleri" olması uygun görüldüğünden,
bu madde başlığı "Genel hükümler" olarak
belirtilmiştir.
|
Genel
hükümler
MADDE
7- (1)
İşveren, çalışanların sağlığını ve güvenliğini
korumak için sağlık ve güvenlik önlemlerinin
değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun
sürekli olarak iyileştirilmesi amacına yönelik
çalışmalar yapmakla ve işyerinde alınan iş sağlığı
ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını
denetlemekle yükümlüdür.
(2)
İş sağlığı ve güvenliği ile iş hijyeni konusunda
alınacak önlemler hiç bir şekilde çalışanlara
mali yük getirmez.
|
|
İş
sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmasında
genel prensipler
MADDE
8- (1) İşveren, sağlık ve güvenliğin korunması ile
ilgili olarak önlemlerin alınmasında;
a)
Risklerin önlenmesi,
b)
Önlenmesi mümkün olmayan risklerin analiz edilmesi,
c)
Risklerle kaynağında mücadele edilmesi,
ç)
Özellikle monoton ve önceden belirlenmiş iş hızında
çalışmayı ve bunların sağlık üzerine olumsuz
etkilerini en aza indirecek şekilde işyerinin tasarımı, iş
ekipmanları, çalışma şekli ve üretim metotlarının
seçimi gibi hususlara özen gösterilerek işin
çalışanlara uyumlu hale getirilmesi,
d)
Teknik gelişmelere uyum sağlanması,
e)
Tehlikeli olanların, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanlarla
değiştirilmesi,
f)
Teknolojinin, iş organizasyonunun, çalışma şartlarının,
sosyal ilişkilerin ve çalışma ortamı ile ilgili
faktörlerin etkilerini kapsayan genel bir önleme
politikasının geliştirilmesi,
g)
Toplu korunma önlemlerine, kişisel korunma önlemlerine
göre öncelik verilmesi,
ğ)
Çalışanlara uygun talimatların verilmesi,
genel
prensiplerine uymakla yükümlüdür.
|
'İş
sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmasında
genel prensipler' başlığı yerine bu madde altındaki
düzenlemeler İşverenlerin
Genel Yükümlülükleri ana başlığı altında
düzenlenmiştir.
5
ve 6. maddedeki düzenlemeler iş sağlığı ve güvenliği
hizmetlerinin özüne aykırı olduğundan metinden
çıkarılmalıdır.
|
İşverenlerin
Genel Yükümlülükleri
MADDE
8 -İşveren,
sorumlulukları çerçevesinde çalışanların
sağlığını ve güvenliğini korumak, geliştirmek,
mesleksel tehlikeleri önlemek, bilgilendirme, eğitim ve
kurumsal gereklilikler için her türlü önlemi
alacaktır.
2-İşveren,
sağlık ve güvenliğin korunması ile ilgili olarak
önlemlerin alınmasında;
Tehlikeleri
ortadan kaldırmak,
Tehlikeyi
kaynağında kontrol etmek,
Güvenli
çalışma sistemleriyle riski en aza indirmek,
Tehlikenin
varlığını sürdürdüğü sürece kişisel
koruyucu donanımı sağlamak,
İşleri
kişilere uygun hale getirmek, işyeri tasarımında, iş
makinesi, çalışma ve üretim yöntemi
seçimlerinde özen göstermek; özellikle
monoton çalışmalarda önceden belirlenmiş üretim
temposunu hafifleterek bunların sağlığa olumsuz etkilerini en
aza indirmek ve monotonluğunu azaltmak.
Bilimsel
ve teknik gelişmeleri izlemek ve yeni koruma tekniklerinin
işyerine uygulamasını sağlamak,
Tehlikeli
olanları, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanlarla
değiştirmek,
Çalışma
ortamına ilişkin tüm koşulları, teknolojiyi, iş
organizasyonunu, çalışma koşullarını ve sosyal
ilişkilerini bir arada değerlendirerek birbirini destekler
mahiyette tedbirler politikası geliştirmek,
Toplu
korunma önlemlerine kişisel korunma önlemlerine göre
öncelik vermek,
Çalışanlara
uygun talimatları vermek,
genel
ilkelerine uymakla yükümlüdür.
|
|
İşin
özelliğine göre uyulması gereken sağlık ve güvenlik
prensipleri
MADDE
9- (1) İşveren, işyerinde yapılan işlerin özelliklerini
dikkate alarak:
a)
Kullanılacak iş ekipmanının, kimyasal madde ve preparatların
seçimi, işyerinin tertip ve düzeni gibi konular da
dahil çalışanların sağlık ve güvenliği yönünden
tüm riskleri değerlendirir. Bu değerlendirme sonucuna göre,
alınan önleyici tedbirler ile seçilen çalışma
şekli ve üretim yöntemlerinin, çalışanların
sağlık ve güvenlik yönünden korunma düzeyini
yükseltmesi
ve işyerinin idari yapılanmasının her kademesinde
uygulanabilir olmasını sağlar.
b)
Çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden
uygunluğunu göz önüne alarak görev verir.
c)
Yeni teknolojilerin planlanması ve uygulanmasında, seçilecek
iş ekipmanının, çalışma ortam ve koşullarının
çalışanların sağlığı ve güvenliğine etkisi
konusunda çalışanlar
veya
temsilcileri ile istişarede bulunur.
d)
Hayati ve özel bir tehlike bulunan yerlere yeterli bilgi ve
talimat verilenler dışındaki çalışanların girmemesi
için gerekli önlemleri alır.
|
İşin
özelliğine göre uyulması gereken sağlık ve güvenlik
prensipleri' başlığı altında madde 9 düzenlemeleri
değiştirilmiştir.
Bir
işyerinde, ister alt-üst işveren, isterse kira vb ilişki
ile birden çok işverenin faaliyet göstermesi
durumunda, işyeri ortamından doğan sorumluluklar paylaşılmak
zorundadır. Birlikte yaşamanın koşulu budur.
|
MADDE
9- İşveren
bu kanunun diğer hükümlerine uygun olarak işyerindeki
veya kuruluşundaki işlerin özelliklerini ve niteliğini
dikkate alarak ;
a)
Aynen.
b)
Aynen.
c)
Yeni teknolojilerin planlanması ve uygulanmasında, seçilecek
iş ekipmanının, çalışma
ortam ve koşullarının çalışanların sağlığı ve
güvenliğine etkisi konusunda çalışanlar veya
temsilcileri ile görüş alışverişinde bulunur.
d)
Yaşamsal ve ciddi bir tehlike bulunan yerlere yeterli bilgi ve
talimat verilenler dışındaki diğer çalışanların
girmemesi için gerekli önlemleri almak.
e)
Aynı işyerinin birden fazla işveren tarafından kullanılması
durumunda işverenler, iş sağlığı iş güvenliği
önlemlerini ortaklaşa uygulamak, çalışan ve/veya
temsilcilerine tehlikeler konusunda bilgi vermek ve alınan
önlemleri koordine etmek ve oluşacak olumsuz sonuçların
sorumluluğunu birlikte üstlenmek durumundadır.
f)
Bir işyerinde alt işverenlere ait çalışanların sağlık
ve güvenlikleri ile ilgili önlemlerin belirlenmesinde ve
uygulanmasında, işyerinin tümünden sorumlu asıl
işveren eşgüdümü sağlar. Asıl işveren, alt
işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak
bu Kanundan doğan yükümlülüklerinden
alt işveren ile birlikte sorumludur.
g)
İş
sağlığı ve güvenliği ile iş hijyeni konusunda alınacak
önlemler
ilgili maliyet, hiç bir şekilde çalışanlara
yansıtılamaz.
|
|
İşverenler
arasında işbirliği, koordinasyon ve sorumluluk
MADDE
10- (1) Aynı işyerinin birden fazla işveren tarafından
kullanılması durumunda işverenler, yaptıkları işin
niteliğini dikkate alarak; iş sağlığı ve güvenliği ile
iş hijyeni önlemlerinin uygulanmasında işbirliği yapar,
mesleki risklerin önlenmesi ve bunlardan korunma ile ilgili
çalışmaları koordine eder, birbirlerini ve birbirlerinin
çalışanlarını veya temsilcilerini riskler konusunda
bilgilendirir. Koordinasyon, işverenler tarafından müştereken
belirlenen
kişi veya kişilerce sağlanır.
(2)
Bir işyerinde alt işverenlere ait çalışanların sağlık
ve güvenlikleri ile ilgili
önlemlerin
belirlenmesi ve uygulanmasını, işyerinin tümünden
sorumlu asıl işveren koordine eder. Asıl işveren, alt
işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak
bu Kanundan doğan
yükümlülüklerinden
alt işveren ile birlikte sorumludur.
|
İşverenler
arasında işbirliği, koordinasyon ve sorumluluk başlığı
altındaki madde 10 madde 9 içinde yer almıştır.
|
|
|
Koruyucu
ve önleyici hizmetler
MADDE
11- (1) Bu bölümde belirtilen yükümlülükleri
saklı kalmak kaydıyla işveren, işyerindeki sağlık ve
güvenlik risklerini önlemek ve koruyucu hizmetleri
yürütmek üzere, işyerinin büyüklüğünü,
işin niteliğini, tehlikelilik derecesi ve çalışan
sayısını dikkate alarak, işyerinden, işyeri hekimi, iş
güvenliği uzmanı, işyeri hemşiresi/sağlık memuru ile
ihtiyaç duyulan diğer meslek dallarından, Bakanlık
tarafından belgelendirilmiş bir veya birden fazla kişiyi
görevlendirir.
(2)
İşyerinde bu görevleri yürütebilecek birinci
fıkrada belirtilen nitelikte personel bulunmaması halinde bu
hizmet, dışarıdan aynı nitelikteki Bakanlık tarafından
belgelendirilmiş olan uzman kişi veya kuruluşlardan alınır.
(3)
Bu maddenin birinci fıkrasında sözü edilen sağlık ve
güvenlikle görevli kişilerin, işyerinde bu görevlerini
yürütmeleri nedeniyle hakları kısıtlanamaz. Bu
kişilere, söz konusu görevlerini yapabilmeleri için
yeterli zaman verilir.
(4)
İşveren, hizmet aldığı kişi veya kuruluşları, çalışanların
sağlık ve güvenliğini etkilediği bilinen veya etkilemesi
muhtemel faktörler hakkında bilgilere ulaşmasını, ayrıca
bu kişi veya kuruluşların, başka işyerlerinden çalışmak
üzere kendi işyerine gelen çalışanlar ve bu
çalışanların işverenleri hakkında gerekli bilgilere
ulaşabilmelerini sağlar.
(5)
İşyerinin büyüklüğü, işin niteliği,
tehlikelilik derecesi ve çalışan sayısı dikkate
alınarak, birinci fıkrada belirtilen hususların yerine
getirilmesi sorumluluğunu, Bakanlık tarafından verilen belgeyi
almış olması halinde, işveren kendisi üstlenebilir.
(6)
Bu maddenin birinci, ikinci ve beşinci fıkrası kapsamında;
a)
Koruyucu ve önleyici hizmetleri yürütmek üzere,
işyerinden görevlendirilen veya işyeri dışından hizmet
alınan kişilerde ve/veya kuruluşlarda aranacak nitelikler, bu
kişi ve/veya kuruluşların çalışma şartları ve
görevlerini nasıl yürütecekleri ile bu kişilerin
eğitimleri, eğitimi verecek kurum ve/veya kuruluşların
nitelikleri,
b)
Bu kişi ve/veya kuruluşların, Bakanlık tarafından
belgelendirilmeleri ve belgelerin iptali, görev ve
sorumlulukları kuruluşlarda bulunacak personel ve donanım ile
kuruluşların denetlenmesi,
c)
İşyerinin büyüklüğü, işin niteliği,
tehlikelilik derecesi ve çalışan sayısına göre; bu
kişi ve/veya kuruluşlardan hangi koşullarda hizmet alınacağı,
görevlendirilecek ya da hizmet alınacak kişilerin sayısı,
hizmet süreleri,
ç)
İşverenin sorumluluğu hangi hallerde kendisinin
üstlenebileceği, ile ilgili usul ve esaslar
Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak
Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle
belirlenir.
|
"Tehlike,
Riskler ve Güvenlik Önlemleri" başlığı ile
Dördüncü Bölüm olarak düzenlenmelidir.
"Tehlike, Riskler ve Güvenlik Önlemleri" başlığı
ile Dördüncü Bölüm olarak
düzenlenmelidir. Yasa Taslağının 14, 15, 16, ve 17
maddeleri, 12 ve 13. maddelerin Dördüncü Bölüm
olarak düzenlemesini önerdiğimizden, içerikleri
dikkate alınarak, Taslağın Üçüncü
Bölümüne alınmalıdır.
5
ve 6. maddedeki düzenlemeler iş sağlığı ve güvenliği
hizmetlerinin özüne aykırı olduğundan metinden
çıkarılmalıdır.
|
Koruyucu
ve önleyici hizmetler
MADDE
11- (1) Bu bölümde belirtilen yükümlülükleri
saklı kalmak kaydıyla işveren, işyerindeki sağlık ve
güvenlik tehlikelerini önlemek ve koruyucu hizmetleri
yürütmek üzere, işyerinin büyüklüğünü,
işin niteliğini, tehlikelilik derecesi ve çalışan
sayısını dikkate alarak, İşyeri Sağlık-Güvenlik Birimi
veya İşyerleri Ortak Sağlık-Güvenlik Birimi kurar.
(2)
Bu maddenin birinci fıkrasında sözü edilen sağlık ve
güvenlikle görevli kişilerin, işyerinde bu görevlerini
yürütmeleri nedeniyle hakları kısıtlanamaz. Bu
kişilere, söz konusu görevlerini yapabilmeleri için
yeterli zaman verilir.
(3)
İşveren, İşyeri Sağlık-Güvenlik Birimi veya İşyerleri
Ortak Sağlık-Güvenlik Birimi görevlilerinin,
çalışanların sağlık ve güvenliğini etkilediği
bilinen veya etkilemesi olası risk faktörleri hakkında
bilgilere ulaşmasını, ayrıca bu kişi veya kuruluşların,
başka işyerlerinden çalışmak üzere kendi işyerine
gelen çalışanlar ve bu çalışanların işverenleri
hakkında gerekli bilgilere ulaşabilmelerini sağlar.
|
|
İlkyardım,
yangınla mücadele ve kişilerin tahliyesi, ciddi ve yakın
tehlike
MADDE
12- (1) İşveren;
a)
İşyerinin büyüklüğünü, yapılan işin
özelliğini ve işyerinde bulunan çalışanların ve
diğer kişilerin sayısını dikkate alarak; ilkyardım, yangınla
mücadele ve kişilerin tahliyesi için gerekli
tedbirleri alır,
b)
Özellikle ilkyardım, acil tıbbi müdahale, kurtarma ve
yangınla mücadele konularında, işyeri dışındaki
kuruluşlarla irtibatı sağlayacak gerekli düzenlemeleri
yapar.
(2)
İşveren, birinci fıkrada belirtilen ilkyardım, yangınla
mücadele ve tahliye işleri için işyerinin büyüklüğü
ve taşıdığı özel tehlikeleri dikkate alarak, bu konuda
eğitimli, uygun donanıma sahip, yeterli sayıda kişiyi
görevlendirir.
(3)
İşveren;
a)
Ciddi ve yakın tehlikeye maruz kalan veya kalma riski olan tüm
çalışanları, tehlikeler ile bunlara karşı alınmış
ve alınacak önlemler hakkında mümkün olan en kısa
sürede bilgilendirir,
b)
Ciddi, yakın ve önlenemeyen tehlike durumunda, çalışanların
işi bırakarak derhal çalışma yerlerinden ayrılıp
güvenli bir yere gidebilmeleri için gerekli
düzenlemeleri yapar ve talimatları verir,
c)
Ciddi ve yakın tehlike durumunun devam ettiği çalışma
şartlarında, zorunlu kalınması halinde de, gerekli donanıma
sahip ve özel olarak görevlendirilen kişiler hariç,
çalışanlardan çalışmaya devam etmelerini
isteyemez.
(4)
Ciddi, yakın ve önlenemeyen tehlike durumunda işyerini veya
tehlikeli bölgeyi terk eden çalışanların bu
davranışları nedeniyle hakları kısıtlanamaz.
(5)
İşveren, çalışanların kendileri veya diğer kişilerin
güvenliği için ciddi ve yakın bir tehlike olduğunda
ve amirine hemen haber veremedikleri durumlarda, kendi bilgileri
doğrultusunda ve mevcut teknik donanımlar ile tehlikenin
sonuçlarının engellenmesi için gerekeni
yapabilecek durumda olmalarını sağlamak zorundadır.
(6)
Çalışanlar, bu madde kapsamında kendilerine verilen
görevleri yapmakta ihmal veya kusurlu davranışları
olmadıkça bu fiillerinden dolayı dezavantajlı duruma
düşürülemez.
|
"Ciddi
ve yakın tehlike" sözcüğü yeterince açık
ve yol gösterici değildir. Bu yetersizlik
kavramsallaştırmayı da güçleştirmektedir.
Onun
yerine "yaşamsal ve sağlık yönünden ani tehlike"
sözcüğü kullanılmalıdır. Bu sözcük
ile anlatılmak istenen şudur (Tanımlarda yazıldığı gibi):
İşyerinde çalışanın yaşamını ve sağlığını,
giderilmesi olanaksız ve kalıcı (geri dönülmez,
irreversibl) biçimde etkileyen ciddi tehlike durumudur.
Ulusal
düzeyde ve paydaşlar arasında eşgüdüm sağlayacak
olan Konsey'in tüm verileri toplaması gerekir. Her kaza,
Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne
bildirildiğine göre, yıllık raporların gönderilmesi
bir tekrar olur. Bu durumda yıllık raporların gönderilme
adresinin Ulusal İş Sağlığı Güvenliği Konseyi olması
yerindedir.
İş
kazalarının üç işgününü geçenlerinin
bildirimlerinin zorunlu kılınması ise, ö zellikle önleme
stratejilerini geliştirmek vb yönünden zaaf getirir.
Bu bildirim formu üçgünden az ve fazla olanlar
diye iki sütun halinde düzenlenebilir.
|
MADDE
12- (1)
Aynen.
(2)
İşveren, birinci fıkrada belirtilen ilkyardım, yangınla
mücadele ve tahliye işleri için işyerinin büyüklüğü
ve taşıdığı özel tehlikeleri dikkate alarak, yeterli
sayıda kişiyi görevlendirir. Ağır ve tehlikeli işlerin
yapıldığı işyerlerinde her 10 çalışan için 1
görevliden; bunun dışından kalan işyerlerinde ise her 20
çalışan için 1 görevliden az olamaz. Bu
görevliler, özel
bilgi ile donatılmış olan,
bu bilgisini sürekli yenileyen ve özel donanıma sahip
kişilerdir.
(3)
İşveren;
a)
Yaşam
ve sağlık açısından ani
tehlikeye
maruz kalan veya kalma riski olan tüm çalışanları,
tehlikeler ile bunlara karşı alınmış ve alınacak önlemler
hakkında mümkün olan en kısa sürede
bilgilendirir,
b)
Yaşam
ve sağlık açısından ani
ve
önlenemeyen tehlike durumunda, çalışanların işi
bırakarak derhal çalışma yerlerinden ayrılıp güvenli
bir yere gidebilmeleri için gerekli düzenlemeleri
yapar ve talimatları verir,
c)
Yaşam
ve sağlık açısından ani
tehlike
durumunun devam ettiği çalışma şartlarında, zorunlu
kalınması halinde de, gerekli donanıma sahip ve özel
olarak görevlendirilen kişiler hariç,
çalışanlardan
çalışmaya devam etmelerini isteyemez.
(4)
Yaşam
ve sağlık açısından ani
ve
önlenemeyen tehlike durumunda işyerini veya tehlikeli
bölgeyi terk eden çalışanların bu davranışları
nedeniyle hakları kısıtlanamaz.
(5)
İşveren, çalışanların kendileri veya diğer kişilerin
güvenliği için Yaşam
ve sağlık açısından ani
bir
tehlike olduğunda ve amirine hemen haber veremedikleri
durumlarda, kendi bilgileri
doğrultusunda
ve varolan teknik donanımlar ile tehlikenin sonuçlarının
engellenmesi için gerekeni
yapabilecek durumda olmalarını sağlamak zorundadır.
(6)
Çalışanlar, bu madde kapsamında kendilerine verilen
görevleri yapmakta ihmal veya
kusurlu davranışları olmadıkça bu fiillerinden dolayı
dezavantajlı duruma düşürülemez.
|
|
Risk
değerlendirmesi
MADDE
13-(1)İşveren, işyerinde özel risklerden etkilenebilecek
çalışanların durumunu da kapsayacak şekilde, sağlık
ve güvenlik yönünden, risk değerlendirmesi
yapmakla yükümlüdür.
(2)
İşveren, risk değerlendirmesinin sonucuna göre alınması
gereken koruyucu önlemlere ve kullanılması gereken koruyucu
ekipmana karar verir.
(3)
Kendi adına çalışanlar da yaptıkları işler ile ilgili
olarak kendileri ve üçüncü kişilere yönelik
sağlık ve güvenlik yönünden risk değerlendirmesi
yapar ve alınması gereken önlemlere karar verir.
(4)
Risk değerlendirmesinin usul ve esasları Bakanlıkça
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
|
Risk
değerlendirmesi, bilgi ve deneyim gerektirir. İş sağlığı ve
güvenliği alanında, özel bilgi ile donatılmış ve bu
bilgisini sürekli olarak yenileyenlerce yapılabilir.
Kendi
adına çalışanların, kısıtlı olanakları gözönünde
tutularak, ortaklaşa çözüm mekanizmalarına
başvurmalarının önerilmesi ve özendirilmesi yerinde
olur.
Risk
değerlendirmesi, çalışanları ve işverenleri de
yakından ilgilendirdiği; onların katılımını gerektirdiği
için; sürece yön verecek olan Yönetmelikte,
Ulusal İş Sağlığı Güvenliği Konseyi'nin uygun görüşü
aranmalıdır.
|
Risk
değerlendirmesi
MADDE
13-(1)İşveren, işyerinde özel risklerden etkilenebilecek
çalışanların durumunu da kapsayacak şekilde, sağlık
ve güvenlik yönünden, risk değerlendirmesi
yaptırmakla
yükümlüdür.
(2)
Aynen.
(3)
Aynen.
(4)
Kendi adına çalışanlar da yaptıkları işler ile ilgili
olarak kendileri ve üçüncü kişilere yönelik
sağlık ve güvenlik yönünden risk değerlendirmesi
yaptırır ve önlem alır.
(5)
Risk değerlendirmesinin yöntemleri ve temel ilkeleri, Ulusal
İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi'nin uygun görüşü
ile Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
|
|
İş
kazaları ve meslek hastalıklarının kayıt ve bildirimi
MADDE
14- (1) İşveren,
a)
İşyerinde meydana gelen bütün iş kazalarının ve
meslek hastalıklarının kaydını tutmak ve bunlarla ilgili
rapor hazırlamak zorundadır,
b)
İşveren, meslek hastalıklarını ve üç günden
fazla işgünü kaybı ile sonuçlanan iş
kazalarını, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar
ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda yer alan usul ve esaslara
göre üç işgünü içinde işyerinin
bağlı bulunduğu Bölge Müdürlüğüne
bildirmekle yükümlüdür.
|
|
İş
kazaları ve meslek hastalıklarının kayıt ve bildirimi
MADDE
14- (1)
İşveren,
a)
İşyerinde meydana gelen bütün iş kazalarının ve
meslek hastalıklarının kaydını tutmak ve bunlarla ilgili
yıllık rapor hazırlamak ve yılın ilk ayı içerisinde,
Ulusal İş Sağlığı Güvenliği Konseyi'ne göndermek
zorundadır.
b)
İşveren, iş kazalarını ve meslek hastalıklarını, üç
işgünü içinde işyerinin bağlı bulunduğu
Bölge Müdürlüğüne bildirmekle
yükümlüdür.
|
|
Çalışanların
bilgilendirilmesi
MADDE
15- (1) İşveren,
a)
İşyerinin geneli ile çalışılmakta olan bölümde
veya yapılan her işte yürütülen faaliyetler,
sağlık ve güvenlik riskleri, koruyucu ve önleyici
tedbirler,
b)
Çalışanların veya temsilcilerinin yasal hak ve
sorumlulukları,
c)
İşyerindeki sağlık ve güvenlik risklerini önlemek ve
koruyucu hizmetleri yürütmek üzere işyerinde
görevlendirilen kişiler, hakkında çalışanların
veya temsilcilerinin gerekli bilgiyi almalarını sağlar.
(2)
İşveren, başka işyerlerinden çalışmak üzere
kendi işyerine gelen çalışanların, birinci fıkrada
belirtilen bilgileri almalarını sağlamak üzere, söz
konusu çalışanların işverenlerine gerekli bilgileri
vermekle yükümlüdür. İşyerinde kendi adına
çalışanların da birinci fıkrada belirtilen bilgileri
almaları sağlanır.
(3)
İşveren, işyerinde sağlık ve güvenlik ile ilgili özel
görev ve sorumluluğu bulunan çalışanların veya
temsilcilerinin bu görevlerini yürütebilmeleri
için;
a)
Bu Kanunda belirtilen risk değerlendirmesi ve alınan koruyucu
önlemlere, iş kazası kayıtları ve raporlarına,
b)
Sağlık ve güvenlikle ilgili denetim faaliyetlerinden, bu
konuda sorumlu kişi ve kuruluşlardan elde edilen bilgiler ile,
koruma ve önleme çalışmalarına ilişkin bilgilere,
ulaşabilmelerini sağlar.
|
|
|
|
Çalışanların
görüşlerinin alınması ve katılımlarının
sağlanması
MADDE
16- (1) İşveren, iş sağlığı ve güvenliği konularında
çalışanların veya temsilcilerinin görüşlerini
alır, bunlara öneri getirme hakkı tanır ve bu konulardaki
görüşmelerde yer almalarını ve katılımlarını
sağlar.
(2)
İşveren, iş sağlığı ve güvenliği konusunda özel
görevi bulunan çalışanların veya iş sağlığı ve
güvenliği çalışan temsilcilerinin;
a)
Sağlık ve güvenliği önemli derecede etkileyebilecek
herhangi bir önlemin alınmasında,
b)
Bu Kanunun;
1)
11 inci maddesinde belirtilen sağlık ve güvenlik
risklerinin önlenmesi ve koruyucu hizmetlerin yürütülmesi
işleri ile bu işleri yürütecek kişilerin
görevlendirilmesinde,
2)
12 nci maddesinde belirtilen ilkyardım, yangınla mücadele
ve tahliye işleri için kişilerin görevlendirilmesinde,
3)
13 üncü maddesinde yer alan risk değerlendirmesinin
yapılması, alınması gereken koruyucu önlemler ve
kullanılması gereken koruyucu ekipmana karar verilmesinde,
4)
15 inci maddesinde belirtilen çalışanların
bilgilendirilmesinde,
5)
11 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işyeri
dışındaki uzman kişi veya kuruluşlardan hizmet alınmasında,
6)
17 nci maddesinde belirtilen eğitimin organizasyonu ve
planlanmasında,
önceden
görüşlerini alır.
(3)
İş sağlığı ve güvenliği çalışan temsilcileri,
tehlikenin kaynağında yok edilmesi veya tehlikenin azaltılması
için işverene öneride bulunma ve işverenden gerekli
tedbirlerin alınmasını isteme hakkına sahiptir.
(4)
İş sağlığı ve güvenliği konusunda özel görevi
bulunan çalışanlar veya iş sağlığı ve güvenliği
çalışan temsilcileri, bu görevlerini yürütmeleri
nedeniyle dezavantajlı duruma düşürülemez.
(5)
İşveren, iş sağlığı ve güvenliği çalışan
temsilcilerine, bu Kanunda belirtilen görevlerini yerine
getirebilmeleri için gerekli imkanı sağlar ve bir ücret
kaybı olmadan çalışma saatleri içerisinde yeterli
zamanı verir.
|
Çalışanların
görüşlerinin alınması ve katılımlarının
sağlanması çok yerindedir. Ama bunun ön koşul ve
işçilerin en doğal yasal haklarını kullanmalarında ve
yetkili makamlara başvurma haklarında bir kısıtlama getirmemiş
olması gerekir.
|
Çalışanların
görüşlerinin alınması ve katılımlarının
sağlanması
MADDE
16-
b)
"Bu Kanunun, (...)
11
inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işyeri dışındaki
uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet satın alınmasında (...)
önceden
görüşlerini alır." ifadesi metinden çıkarılmıştır.
(6)
İşçiler ve/veya temsilcileri, iş sağlığı ve
güvenliği önlemlerinin yetersiz olduğunu düşünürlerse,
yasalar uygun olarak bu konuda yetkili
makamlara başvurma hakları vardır.
(7)
İşçi temsilcileri, yetkili makamların denetimi esnasında
gözlemlerini anlatabilmelerine olanak sağlanır.
ifadeleri
ise metne eklenmiştir. İşveren
tarafından İşyeri sağlık ve güvenlik birimlerinde
çalışan personelin görevine ancak ahlak ve iyiniyet
kuralların aykırı davranışlarının varlığı halinde
gerekçeli ve yazılı olarak son verilebilir. Aksi halde
son ücreti üzerinden iki yıllık ücreti tutarında
tazminat personele ödenmek zorundadır.
|
|
Çalışanların
eğitimi
MADDE
17- (1) İşveren, her çalışanın çalıştığı
yere ve yaptığı işe özel bilgi ve talimatları da içeren
sağlık ve güvenlik eğitimi almasını sağlamak
zorundadır. Bu eğitim özellikle;
a)
İşe başlamadan önce,
b)
Çalışma yeri veya iş değişikliğinde,
c)
İş ekipmanlarının değişmesi halinde,
d)
Yeni teknoloji uygulanması halinde,
yapılır.
(2)
Eğitim, değişen ve yeni ortaya çıkan risklere uygun
olarak yenilenir ve
gerektiğinde
periyodik olarak tekrarlanır.
(3)
İşveren, başka işyerlerinden çalışmak üzere
kendi işyerine gelen çalışanların yaptıkları işlerde
karşılaşacakları sağlık ve güvenlik riskleri ile ilgili
yeterli bilgi ve talimat
almalarını
sağlar.
(4)
İş sağlığı ve güvenliği çalışan temsilcileri
özel olarak eğitilir.
(5)
Bu maddenin birinci ve üçüncü fıkralarında
belirtilen eğitim, çalışanlara veya temsilcilerine
herhangi bir mali yük getirmez ve eğitimlerde geçen
süre çalışma süresinden sayılır.
(6)
Geçici iş ilişkisi kurulan işveren, çalışana
talimat verme hakkına sahip olup, sağlık ve güvenlik
risklerine karşı gerekli eğitimi vermekle yükümlüdür.
(7)
Çalışanlara veya temsilcilerine verilecek eğitimin usul
ve esasları Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
|
Çalışanların
eğitimi, bu yasa ile öngörülen bir çok
yükümlülüğün yerine getirilmesinde,
hakkın kullanılmasında çok önemli bir önkoşuldur.
Yine
bu yasanın önemle üzerinde durduğu çalışanların
katılımı konusu, ancak etkin eğitim programları ile yaşama
geçirilebilir. Ancak eğitim, sürekli olduğunda bir
anlam kazanır. Tazeleme eğitimleri olmadan, bilgiler kolayca
unutulabilir, yeni bilgilerin kazanılması olanağı ortadan
kalkar.
Bu
bakımdan eğitimlerin yılda bir yinelenmesi koşulunun
getirilmesi gerekir.
|
Çalışanların
eğitimi
MADDE
17- (1) Aynen
(2)
Eğitim, değişen ve yeni ortaya çıkan risklere uygun
olarak yenilenir ve yılda en az bir kez periyodik olarak
tekrarlanır.
(3)
Aynen.
(4)
Aynen.
(5)
Aynen.
(6)
Aynen.
(7)
Aynen.
|
|
Çalışanların
yükümlülükleri
MADDE
18- (1) Çalışanlar, davranış ve kusurlarından dolayı,
kendilerinin ve diğer kişilerin sağlık ve güvenliğinin
olumsuz etkilenmemesi için azami dikkati göstermek ve
görevlerini, işveren tarafından kendilerine verilen eğitim
ve talimatlar doğrultusunda yapmakla sorumludurlar.
(2)
Çalışanlar, işveren tarafından kendilerine verilen
eğitim ve talimatlar
doğrultusunda;
a)
Makina, cihaz, araç, gereç, tehlikeli madde, taşıma
ekipmanı ve diğer üretim araçlarını doğru şekilde
kullanmakla,
b)
Kendilerine sağlanan kişisel koruyucu donanımı doğru
kullanmak ve kullanımdan sonra muhafaza edildiği yere geri
koymakla,
c)
İşyerindeki makina, cihaz, araç, gereç, tesis ve
binalardaki güvenlik donanımlarını kurallara uygun olarak
kullanmak ve bunları keyfi olarak çıkarmamak ve
değiştirmemekle,
ç)
İşyerinde sağlık ve güvenlik için ciddi ve ani bir
tehlike ile karşılaştıklarında veya koruma tedbirlerinde bir
aksaklık ve eksiklik gördüklerinde, işverene veya iş
sağlığı ve güvenliği çalışan temsilcisine
derhal haber vermekle,
d)
İşyerinde, sağlık ve güvenliğin korunması için
teftişe yetkili makam tarafından belirlenen zorunlulukların
yerine getirilmesinde, işverenle veya iş sağlığı ve
güvenliği çalışan temsilcisi ile işbirliği
yapmakla,
e)
İşveren tarafından güvenli çalışma ortam ve
koşullarının sağlanması ve kendi yaptıkları işlerde sağlık
ve güvenlik yönünden risklerin önlenmesinde,
işveren veya iş sağlığı
ve
güvenliği çalışan temsilcisi ile mevzuat
uygulamaları doğrultusunda işbirliği yapmakla,
yükümlüdürler.
|
Çalışanlar
için getirilen yükümlülüklerin mutlaka
tamamlayıcısı olarak haklarının da düşünülmesi
gerekmektedir. Bu bakımdan yasa maddelerinin kurgulanmasında,
önce çalışanların hakları, sonra da aynı bölümde
yükümlülükleri konulmuştur.
|
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Çalışanların
Hak ve Yükümlülükleri
MADDE
18- Çalışanların
Hakları
Çalışanların
kendilerini tehlikeden sakınma, yaşamları veya sağlıkları
açısından ani tehlike oluştuğuna ilişkin makul
gerekçeleri olan işleri yapmama ya da yapmayı sürdürmeme
hakları vardır. Çalışanlar kendi eylemlerinin ön
görülmeyen sonuçlarından da korunmalıdır.
Bunların
yanı sıra ek olarak çalışanların şu hakları da
vardır:
1-Sağlık
ve güvenlik açısından kaygı verici durumlar
görüldüğünde işveren yada yetkili organ
tarafından inceleme ve araştırma yapılmasını talep etme ve
bunları yaptırtma,
2-
Sağlık ve güvenliklerini tehdit edici tehlike ve durumları
bilme ve bu konuda bilgilendirilme,
3-
İşveren yada yetkili organ tarafından bilinen ve kendi
sağlıkları ve güvenlikleri açısından önem
taşıyan bilgileri edinme
4-
Toplu olarak sağlık ve güvenlik temsilcilerini seçmek.
Çalışanların
yükümlülükleri
Madde
- İşveren
işyeri iş sağlığı ve güvenliği politikası
uygulamaları açısından çalışanlara düşen
görevleri belirtir. Bu çerçevede çalışanların
görevleri şunlardır :
(1)
Çalışanlar, kendilerinin ve diğer kişilerin sağlık ve
güvenliğinin olumsuz etkilenmemesi için azami dikkati
göstermek ve görevlerini, işveren tarafından
kendilerine verilen eğitim ve talimatlar doğrultusunda
yapmakla,
(2)
Makina, cihaz, araç, tehlikeli, taşıma ekipmanı, diğer
üretim araçları ve kendilerine sağlanan kişisel
koruyucu donanımı doğru şekilde kullanmakla,
(3)
Çalışanlar, işveren tarafından kendilerine verilen
eğitim ve talimatlar doğrultusunda; işveren tarafından güvenli
çalışma ortam ve koşullarının sağlanması ve kendi
yaptıkları işlerde sağlık ve güvenlik yönünden
tehlikelerin önlenmesinde, işveren veya iş sağlığı ve
güvenliği çalışan temsilcisi ile mevzuat
uygulamaları doğrultusunda işbirliği yapmakla yükümlüdürler.
|
|
Kendi
adına çalışanların yükümlülükleri
MADDE
19- (1) Bu Kanun uygulanması açısından kendi adına
çalışanlar;
a)
Kendilerine ait bağımsız işyerlerinde, yürüttükleri
çalışmalar esnasında, kendi sağlık ve güvenliklerini
sağlamak amacıyla bu Kanun çerçevesindeki sağlık
ve güvenlik tedbirlerine uymakla,
b)
Bir başka işverene ait işyerinin herhangi bir bölümünde
faaliyet yürütüyorlarsa, kendi sağlık ve
güvenlikleri için gerekli önlemleri almakla,
işyerinin asıl işvereni ile işbirliği yapmakla, işyerinde
alınmış olan önlemlere uymakla ve diğer çalışanların
sağlık ve güvenliğini tehlikeye düşürecek
şekilde çalışma yapmaktan kaçınmakla,
c)
Ciddi, yakın ve önlenemeyen tehlike durumunda kendi vücut
bütünlüğünü koruyacak davranışta
bulunmakla,
ç)
Muhtemel bir yangın durumunda veya yangınla mücadele
faaliyetlerinde, gerekli tedbirleri almak veya alınmış olan
tedbirlere uymakla,
yükümlüdürler.
|
|
|
|
Sağlık
gözetimi
MADDE
20- (1) Çalışanların işe girişlerinde sağlık
muayeneleri yapılarak, işe uygun olduklarını belirten sağlık
raporu alınması zorunludur.
(2)
Yapılan işin özelliğine göre, işin devamı süresince
kontrol muayeneleri düzenli aralıklarla yapılır.
(3)
İşe giriş sağlık raporları ile bunların alınması ve
kontrol muayenelerinin yapılması ile ilgili usul ve esaslar
Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak
Bakanlık tarafından yönetmelikle
düzenlenir.
(4)
Sağlık gözetiminin mali yükü, hiçbir
şekilde çalışanlara yükletilemez. Sağlık
raporları damga vergisi ile her çeşit resim ve harçtan
muaftır.
|
Sağlık
gözetimi yerine İş sağlığı gözetimi denilerek 2
fıkrada toplanmıştır. Çünkü gözetimin
araçlarından biri ortamın değerlendirmesi ise, öteki
de çalışanların durumunun değerlendirilmesidir. Bu iki
konu birbiri ile etkileşim halindedir.
Ayrıca
yine çalışanların iş sağlığı gözetimi ile
ilgili olduğu halde, 4857 s.k. 89.maddesi, yürürlükten
kaldırıldığı halde yasaya konulmamıştır. Yeni bir madde
olarak bu hüküm eklenmiştir.
Çalışanın
işe uygunluğunu değerlendiren sağlık muayeneleri, çalışanın
ve çevresindeki arkadaşlarının sağlığının
konulmasında anahtar konumundadır. Bu muayenelerin özelliği,
iş ile çalışanın sağlık durumunun bağlantısının
kurulabilmesidir. Bunu da ancak o işin hangi koşullarda
gerçekleştirildiğini bilen hekimlerin yapabilmesi
gerekir. Bu bakımdan, bu muayenelerin yapılabilmesinde, hekimin
çalışana rapor vermeden önce, çalıştığı
koşulları görmesi ön koşul olarak konulmalıdır.
|
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
İş
Sağlığı Gözetimi
MADDE
20- Çalışma
ortamındaki koşullar ve çalışanların sağlık durumu
sürekli ve sistematik olarak izlenir.
(1)Çalışma
Ortamının İzlenmesi
Çalışanların
sağlığını etkileyebilecek çevresel faktörlerin
belirlenmesini ve değerlendirilemesini kapsar. Bu amaçla
maruziyetin izlenmesi, sınırlarının belirlenmesi ve işyeri
izlemlerinin sonuçlarının standart formda toplanması,
kayıtların tutulması için
yönetmelik çıkarılır.
(2)
Çalışanların
Sağlık Durumlarının Denetlenmesi
Çalışanların
sağlık durumları tıbbi gözetim programına uygun olarak
tıbbi taramalar veya dönem dönem yapılan tıbbi
muayenelerle belirlenmesi işle ilgili tehlikelerin ve sağlık
sorunlarının saptanması amacıyla:
İşe
giriş muayenesi, görevlendirme öncesi tıbbi muayene,
periyodik sağlık muayenesi, işe dönüş muayenesi ve
görevlendirme sonrası tıbbi muayeneleri kapsar. Bu
muayeneler işyeri çalışma ortam ve koşullarını bilen
işyeri hekimi tarafından yapılır.
Sağlık
raporları damga vergisi ile her çeşit resim ve harçtan
muaftır İş
sağlığı gözetimi ile ilgili usul ve esaslar Ulusal
İş sağlığı ve Güvenliği Konseyi'nin
uygun görüşü alınarak Bakanlık tarafından
yönetmelikle düzenlenir.
Çalışanların
işle ilgili sağlığının gözetimi, onların ücretlerinde
herhangi bir azalmaya neden olmayacak, ücretsiz yapılacak ve
mümkün olduğu ölçüde çalışma
saatleri içerisinde yerine getirilecektir.
|
|
Risk
grupları
MADDE
21- (1) Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, özürlüler
ve diğer hassas risk grupları, özellikle bunları etkileyen
tehlikelere karşı korunurlar.
(2)
Bu Kanunun 13 üncü maddesine göre yapılacak risk
değerlendirmesinde hassas risk grupları da özel olarak
dikkate alınır. İşveren bu değerlendirmenin sonucuna göre
gerekli
önlemleri
alır.
|
Risk
grupları ve özel risk altındaki gruplar terimleri yerine
"Eşitsiz Konumdaki Risk Grupları" yazılması daha
açıklayıcı olacaktır. Çünkü ağır
tehlikeli işlerden, coğrafi olarak tehlikeli koşullarda
gerçekleştirilen işler ve bu işlerde çalışanların
oluşturduğu risk grupları vardır.
|
Eşitsiz
Konumdaki Risk Altındaki Gruplar
MADDE
21- (1)
Gebe,
yeni doğum yapmış ve bebek emziren kadınlar
, çocuklar, yaşlılar, özürlüler,yarı
zamanlı çalışanlar
ve diğer hassas özel
risk altındaki grupları,
özellikle bunları etkileyen tehlikelere karşı korunurlar.
(2)
Bu Kanunun 13 üncü maddesine göre yapılacak risk
değerlendirmesinde Eşitsiz Konumda olduğu için risk
altındaki
gruplar
özel olarak dikkate alınır. İşveren
bu değerlendirmenin sonucuna göre gerekli önlemleri
alır.
|
|
Gebe
veya çocuk emziren kadınlar
MADDE
22- (1)
Gebe veya çocuk emziren kadınlar çalışma şartları
bakımından özelolarak korunurlar.
(2)
Gebe veya çocuk emziren kadınların hangi dönemlerde
ne gibi işlerde
çalıştırılmalarının
yasak olduğu ve bunların çalışmalarında sakınca
olmayan işlerde hangi şartlar ve usullere uyulacağı, ne
suretle emzirme odaları veya çocuk bakım yurdu (kreş)
kurulması gerektiği Sağlık Bakanlığının görüşü
alınarak Bakanlık tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle
belirlenir.
|
|
|
|
İş
sağlığı ve güvenliği çalışan temsilcisi
MADDE
23- (1) En az on çalışanın bulunduğu işyerinde
işveren, sağlık ve
güvenlikle
ilgili çalışmalara katılma, çalışmaları
izleme, önlem alınmasını isteme, önerilerde bulunma
ve benzeri konularda çalışanları temsil etmeye yetkili,
bir veya daha fazla kişinin, iş sağlığı ve güvenliği
çalışan temsilcisi olarak görev yapmasını sağlar.
(2)
Çalışan temsilcilerinin, işyerinde bu görevlerini
yürütmeleri nedeniyle hiçbir şekilde hakları
kısıtlanamaz.
(3)
Çalışan sayısına ve işin niteliğine bağlı olarak
işyerinde bulunacak iş sağlığı ve güvenliği çalışan
temsilcisinin sayısı, görevlendirilmesi ya da seçimi,
nitelikleri, görev süreleri, görev ve yetki ile
ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak bir
yönetmelikle düzenlenir.
|
Madde
23 ile "İş sağlığı ve güvenliği çalışan
temsilcisi"nin, işyerinde 10 çalışan bulunması
koşulunda görevlendirileceği düzenlenmiştir. Bu
düzenleme, İş Yasası'nın 78. maddesine göre
çıkarılan ve Danıştay tarafından yürütmesi
durdurulan İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği'nin
16. maddesinden daha geri bir nitelik taşımaktadır. Dolayısıyla
taslakta yer alan 10 çalışan bulunması koşulu, var olan
bir hakkın geriye götürülmesidir. Bu nedenle yasa
taslağında aranan 10 çalışan bulunması koşulu
kaldırılmalı, her işyerinin en az bir iş sağlığı ve
güvenliği temsilcisi olması sağlanmalıdır. Böylece,
çalışanların görüşünün alınması
ve katılımının sağlanması kuralına da uygunluk sağlanmış
olacaktır.
Ayrıca,
temsilcilerin nasıl seçileceği ve Sendikalar Yasası'nda
bulunan işyeri sendika temsilcilerinde olduğu gibi işyerinde
çalışanların sayısına bağlı olarak kaç
temsilcinin görev yapacağına ilişkin kurallar yasa
metninde belirtilmelidir. Uygulamaya ilişkin ayrıntılar ve
çalışan temsilcisinin seçimi, nitelikleri, görev
süreleri, görev ve yetkileri ile çalışma
saatleri, Tüzükle düzenlenmelidir.
|
İş
sağlığı ve güvenliği çalışan temsilcisi
MADDE
23- (1)
Her işyerinde işveren, sağlık ve güvenlikle ilgili
çalışmalara katılma, çalışmaları izleme, önlem
alınmasını isteme, önerilerde bulunma ve benzeri konularda
çalışanları temsil etmeye yetkili, bir veya daha fazla
kişinin, iş sağlığı ve güvenliği çalışan
temsilcisi olarak seçilmesini
ve
görev yapmasını sağlar.
İşyerinde
50 çalışana kadar bir i ve onu izleyen her 100 çalışan
için bir iş
sağlığı güvenliği çalışan temsilcisi görev
yapar. Temsilcilerin seçimi, nitelikler, görev
süreleri, görev ve yetkileri ile çalışma
saatleri Tüzük ile düzenlenir.
(2)
Aynen.
(3)
Aynen.
|
|
İş
sağlığı ve güvenliği kurulu
MADDE
24- (1) En az elli çalışanın istihdam edildiği ve altı
aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde her
işveren bir iş sağlığı ve güvenliği kurulu kurmakla
ükümlüdür.
(2)
İşverenler iş sağlığı ve güvenliği kurullarınca iş
sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun olarak verilen
kararları uygulamakla yükümlüdürler.
(3)
İş sağlığı ve güvenliği kurullarının oluşumu,
çalışma yöntemleri, ödev, yetki ve
yükümlülükleri Bakanlıkça hazırlanacak
bir yönetmelikte düzenlenir.
|
İşyerlerinde
kurulmuş olan iş sağlığı ve güvenliği kurullarının
çalıştırılmasının sağlanması, hem örgütlenme
ve hem de ulusal düzeyde işbirliği açısından çok
önemlidir. Ulusal İş Sağlığı Güvenliği
Konseyi'nde temsil edilen hükümet-dışı kuruluşların
üyeleri bu kurulun üyeleridir. Dolayısıyla ulusal
ölçekteki politikaların belirlenmesinden
uygulanmasına kadarki süreçte, hem işyeri
düzeyindeki kurulların ve hem de ulusal düzeydeki
Konsey'in iletişimi ve eşgüdümü çok
önemlidir.
Bu
bakımdan işyeri düzeyindeki iş sağlığı güvenliği
kurullarının çalışmalarının Konsey tarafından
izlenmesi çok önemlidir. Bu ilişkinin dengeli ve
verimli gerçekleşebilmesinin ön koşulu, işyer iş
sağlığı güvenliği kurullarının oluşumu,
çalışma yöntemleri, ödev, yetki ve
yükümlülükleri belirlenirken Konsey'in uygun
görüşünün aranmasıdır.
|
İş
sağlığı ve güvenliği kurulu
MADDE
24-
Yönetimle çalışanların ya da temsilcilerinin ve iş
sağlığı ve güvenliği alanında hizmet veren çalışanların
işbirliğine gitmeleri ve sağlıklı çalışma ortamı
oluşturmaları açısından;
(1)
Aynen.
(2)
Aynen.
(3)
İş sağlığı ve güvenliği kurulları, yıllık
çalışmalarını belgeleyen faaliyet raporlarına, aylık
toplantı tutanaklarının birer fotokopisini de ekleyerek,
izleyen yılın Şubat ayının ilk günü akşamına
kadar Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi'ne
gönderirler.
(4)
İş sağlığı ve güvenliği kurullarının oluşumu,
çalışma yöntemleri, ödev, yetki ve
yükümlülükleri, Ulusal İş Sağlığı
Güvenliği Konseyi'nin uygun görüşü ile
Bakanlıkça hazırlanacak bir yönetmelikte düzenlenir.
|
|
İzinler
ve belgelendirme
MADDE
25- (1) İşveren, işyeri bina ve eklentilerinin, kullanılan
hammadde, yarı mamul ve mamul madde, iş ekipmanları, toplu veya
kişisel korunmayı sağlayıcı donanım ve benzerlerinin, bu
Kanuna ve iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili diğer
mevzuat hükümlerine uygun olmasını sağlamakla
yükümlüdür.
(2)
İş sağlığı ve güvenliği yönünden belge
alınması gereken işyerleri, işler veya ürünler ile
bu belgenin alınmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça
çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.
|
|
|
|
Üreticilerin
ve tedarik edenlerin yükümlülükleri
MADDE
26- (1) İş ekipmanlarını, kişisel koruyucu donanımları,
hammadde, yarı mamul ve mamul maddeleri üreten, temin veya
tedarik edenler ile işyeri dışından bakım-
onarım,
servis ve benzeri hizmetleri sağlayan kişi, kurum ve kuruluşlar
bu ürün ve hizmetlerin iş sağlığı ve güvenliği
ile ilgili mevzuat hükümlerine uygunluğunu sağlamakla
yükümlüdürler.
|
|
|
|
İşin
durdurulması veya işyerinin kapatılması
MADDE
27- (1) İşyeri bina ve eklentilerinde, çalışma yöntem
ve şekillerinde, iş ekipmanlarında çalışanların
yaşamı için tehlikeli olan bir husus tespit edildiğinde,
bu tehlike giderilinceye kadar komisyon kararıyla, tehlikenin
niteliğine göre iş tamamen veya kısmen durdurulur veya
işyeri kapatılır.
(2)
Komisyon, işyerlerini iş sağlığı ve güvenliği
bakımından denetlemeye yetkili iki müfettiş, çalışan
temsilcisi, işveren temsilcisi ve Bölge Müdürü
olmak üzere beş üyeden oluşur. Komisyona kıdemli iş
müfettişi başkanlık eder. Komisyonun çalışmaları
ile ilgili işler bölge müdürlüğü
tarafından yürütülür.
(3)
Askeri işyerleri ile yurt emniyeti için gerekli maddeler
üretilen işyerleri ile ilgili oluşturulacak komisyonun
yapısı, çalışma şekil ve esasları Milli Savunma
Bakanlığı ve Bakanlıkça birlikte hazırlanacak bir
yönetmelikle belirlenir.
(4)
Bu maddeye göre verilecek durdurma veya kapatma kararına,
işveren yerel iş mahkemesine altı iş günü içinde
itiraz edebilir.
(5)
İş mahkemesine itiraz, işin durdurulması veya işyerinin
kapatılması kararının uygulanmasını durdurmaz.
(6)
Mahkeme itirazı öncelikle görüşür ve altı
iş günü içinde karara bağlar. Kararlar
kesindir.
(7)
İşyerlerinde, işin kısmen veya tamamen durdurulması veya
işyerinin kapatılması işlemleri ile yeniden çalışmaya
izin verilme şartları, işin durdurulmasına veya işyerinin
kapatılmasına karar verilinceye kadar acil hallerde alınacak
önlemlere ilişkin hususlar ile komisyonda görev alacak
çalışan ve işveren temsilcilerinin nitelikleri, seçimi,
komisyonun çalışma usul ve esasları Bakanlık tarafından
hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir.
(8)
Bir işyerine, bu Kanunun 25 inci maddesine göre iş sağlığı
ve güvenliği yönünden gerekli belgenin alınmış
olması bu maddede öngörülen hükümlerin
uygulanmasına engel teşkil
etmez.
(9)
İşveren, bu maddenin birinci fıkrası gereğince işin tamamen
veya kısmen durdurulması veya işyerinin kapatılması sebebiyle
işsiz kalan çalışanlara ücretlerini ödemekle
veya ücretlerinde bir düşüklük olmamak üzere
meslek veya durumlarına göre başka bir iş vermekle
yükümlüdür.
|
"Bir
işyerinde çalışan işçilerin yaş, cinsiyet ve
sağlık durumları böyle bir işyerinde çalışmalarına
engel teşkil ediyorsa, bunlar da çalışmaktan alıkonulur"
"İşin
durdurulması veya iş yerinin kapatılması"nı düzenleyen
27. madde, denetimle ilgilidir. Denetimle yetkilendirilen
"Müfettişler", "iş müfettişleridir". Bu
durumda iş denetimi ile ilgili bir ikili yapının ortaya çıkması
ve iş müfettişlerinin kamu işyerlerinde denetim
yetkilerinin tanımlanması ile ilgili bir düzenleme
yapılması gereği ortaya çıkmaktadır.
Ayrıca,
İşin durdurulması veya işyerinin kapatılmasını, sadece
işçilerin yaşamı
için tehlike
oluşturmasına bağlamak, iş sağlığı ve güvenliği
hukukunun koruyucu niteliğine aykırıdır. İşçilerin
vücut bütünlüğü veya sağlığına
aykırı ciddi bir durumun varlığı halinde de işin
durdurulmasına ya da işyerinin kapatılmasına karar verilmeli,
yasa maddesi bu şekilde değiştirilmelidir. Ayrıca, İşin
durdurulması veya işyerinin kapatılmasını, sadece işçilerin
yaşamı
için tehlike
oluşturmasına bağlamak, iş sağlığı ve güvenliği
hukukunun koruyucu niteliğine aykırıdır. İşçilerin
vücut bütünlüğü veya sağlığına
aykırı ciddi bir durumun varlığı halinde de işin
durdurulmasına ya da işyerinin kapatılmasına karar verilmeli,
yasa maddesi bu şekilde değiştirilmelidir.
|
İşin
durdurulması veya işyerinin kapatılması
MADDE
27- (1) İşyeri bina ve eklentilerinde, çalışma yöntem
ve şekillerinde, iş ekipmanlarında çalışanların
yaşamı için giderilemez ve kalıcı zararlara yol
açacak tehlikeli olan bir durum saptandığında,, bu
tehlike giderilinceye kadar komisyon kararıyla, tehlikenin
niteliğine göre iş tamamen veya kısmen durdurulur veya
işyeri kapatılır.
(2)
Aynen.
(3)
Aynen.
(4)
Aynen.
(5)
Aynen.
(6)
Aynen.
(7)
Aynen.
(8)
Aynen.
(9)
İşveren, bu maddenin birinci fıkrası gereğince işin tamamen
veya kısmen durdurulması
veya işyerinin kapatılması sebebiyle işsiz kalan çalışanlara
ücretlerini ödemekle veya ücretlerinde bir düşüklük
olmamak üzere meslek veya durumlarına göre ve işçinin
onayıyla, başka bir iş vermekle yükümlüdür.
|
|
Tütün
ve tütün mamullerinin kullanılmasının
sınırlandırılması
MADDE
28- (1) İşverenin, tütün ve tütün
mamullerinin kullanılmasının zararları ile ilgili eğitici
faaliyetlerde bulunması esastır.
(2)
Tüm işyerlerinde çalışanların fiili olarak
işbaşında çalışmaları esnasında tütün ve
tütün
mamullerini kullanmaları yasaktır.
|
|
|
|
Sağlık
ve güvenlik yönetmelikleri
MADDE
29- (1) Bakanlık, Sağlık Bakanlığının görüşünü
alarak, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği
önlemlerinin alınması, iş kazaları ve meslek
hastalıklarının önlenmesi, iş
sağlığı
ve güvenliği ile ilgili konularda yapılacak kontrol, ölçüm,
inceleme ve araştırmaların usul ve esasları ile bunları
yapacak kişi ve kuruluşların niteliklerinin belirlenmesi, özel
durumları sebebiyle korunması gereken kişilerin çalışma
şartlarının düzenlenmesi amacıyla
yönetmelikler
hazırlayabilir.
|
Ulusal
İş Sağlığı Güvenliği Konseyi'nin gündemini
oluşturması gereken en onemli konulardan biri yönetmelikler
konusudur. Ama bunlar içerisinde en önemlisi,
25.08.1971 yılından beri bir türlü çıkarılmayanların
öncelikle ele alınmasıdır. 1475 sayılı yasanın
82.maddesi ile 4857 sayılı yasanın 89.maddesinde aynen
belirtilen bu yönetmelik (veya tüzük) istemleri
bugüne kadar çıkarılmamıştır. Bunlardan bir
bölümü, bu yasa tasarısının çeşitli
maddelerinde yer almıştır; bir kısmı da yanda önerilerimiz
arasında belirtilmiştir.
Öte
yandan, büyük bilim insanımız Prof.Dr.Muzaffer Aksoy
tarafından 1978 yılında Bakanlığa yazılarak önemli
olduğu vurgulanan ama bir türlü yenilenmesi
gerçekleştirilmeyen "eşik sınır değerler (MAK,TLV)"
ile ilgili bir yönetmelik isteminin de burada açıkça
dile getirilmesi gerekir (Tasarı Taslağında "kontrol, ölçüm,
inceleme ve araştırma usul ve esasları" denilerek üstü
örtülü bir biçimde belirtilmiştir.
|
Sağlık
ve güvenlik yönetmelikleri
MADDE
29- (1) Bakanlıkça, Sağlık
Bakanlığının ve Ulusal İş Sağlığı Güvenliği
Konseyi'nin uygun görüşü alınarak aşağıdaki
konularda yönetmelikler hazırlanır :
a)
işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin
alınması,
b)
İş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesi,
c)
İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda yapılacak
kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırmaların
yöntemlerini, temel ilkelerini ve insan sağlığı için
zararlı olabilecek eşik sınır değerlerin belirlenmesiyle;
bunları yapacak kişi ve kuruluşların niteliklerinin
belirlenmesi,
d)
Eşitsiz konumda oldukları için korunması gereken
kişilerin çalışma koşullarının düzenlenmesi
amacıyla
e)
Bazı işlerde çalışan işçilerin belirli
sürelerde genel olarak sağlık muayenesinden geçirilmeleri,
f)
Çeşitli veya bir kısım işlerde çalışan
işçilerin sağlık durumlarının aksaması, yaptıkların
işin ürünlerine veya genel sağlığa yahut birlikte
çalıştıkları oteki çalışanlara zararlı
olursa,bu gibilerin o işlerde çıkarılmalarını,
g)
Ne durumda ve ne gibi şartları haiz olan işyerlerinde banyo,
uyku, dinlenme ve yemek yerleri ile işçi evleri ve işçi
eğitimi yerleri yapılması.
h)
İş kazaları ve meslek hastalıkları dolayısıyla, iş-işçi
uyumunu yitiren işçilerin, istihdamda kalabilmelerinin
sağlanması.
|
|
|
İş
Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinin Örgütlenmesi:
Başlıklı
bir bölüm oluşturulmuştur.
Mevzuatın
yaşama geçirilmesi konusunda görülen
yetersizlikler iş sağlığı güvenliği alanının en temel
sorunudur. Dolayısıyla hizmet kanallarının oluşturulması ve
önlemlerin alınması da önde gelen çözüm
önerilerinden biri olmaktadır. Nitekim 8.Beş Yıllık
Kalkınma Planı Özel İhtisas Komisyonu için
hazırlanan İş Sağlığı Güvenliği Çalışma
Grubu raporunda da bu konu ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Bu
gerekçelerle, iş sağlığı güvenliği hizmetlerinin
örgütlenmesi için özel bir bölüm
ayrılması gerekir.
İşyeri
sağlık birimleri, işyeri ortak sağlık birimleri, bunların
özendirilmesi, bu birimlerde çalışanların çalışma
koşulları, mesleksel bağmısızlıklarının korunması ve bu
çalışmalar sırasında elde edilen sırların saklanması
konusu üzerinde de titizlikle durulması gereklidir.
İşyeri
düzeyinde iş sağlığı güvenliği örgütlenmesinin,
Bakanlıkça denetimi, işlerliğin sağlanması bakımından
çok önemlidir. Denetimin, işyeri iş sağlığı
güvenliği çalışanları ile işbirliği halinde ve
onların bu alandaki çalışmalarını güçlendirme
amacıyla yönlendirilmesi çok önemlidir.
Hekiminden mühendisine, teknik elemanından sosyal
dayanışmanına kadar değişik meslek gruplarının bu kapsamda
yer aldığı düşünüldüğünde, özellikle
mesleksel denetimin de, uzmanlık gerektireceği gözönünde
tutulmalıdır.
Bu
konuda Ulusal İş Sağlığı Güvenliği Konseyi'nde
temsilen edilen tüm paydaşların değerli bilgi ve
deneyimlerinden yararlanılması, uygulamanın sağlanabilmesi
için desteklerinin alınması da bir o kadar önemlidir.
Dolayısıyla bu konuda düzenlenecek yönetmeliklerin
mutlaka Konsey'in uygun görüşüne dayandırılması
gereklidir.
|
İş
Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinin Örgütlenmesi:
MADDE
- İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri, işyerlerinin
durumuna göre, tek bir işyerine hizmet biçiminde
olacağı gibi, çok sayıda işyeri için ortak bir
hizmet biçiminde de örgütlenebilir.
Ortak
Güvenlik birimlerinin oluşturulmasında, işletmenin türü,
çalışan için kaza ve sağlık tehlikesi,
çalışanların sayısı ve bileşimi, iş koruma ve kaza
önlemeden sorumlu kişilerin türü ve sayısı
gözönüne alınır( Yüksek risk grupları
yönünden 50 ile 500 arası işyerlerinde ortak sağlık
ve güvenlik birimlerinde iş güvenliği ile ilgili
mühendis ve teknik eleman istihdamı yönünden
düzenleme Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı'nca Ulusal İş Sağlığı Güvenliği
Konseyi'nin uygun görüşü alınarak Yönetmelikle
düzenlenir.
Sürekli
olarak en az 50 en çok 500 işçi çalıştıran
işyerleri ayrı bir işyeri sağlık ve güvenlik birimi
kurabilecekleri gibi, en yakın ortak işyeri sağlık ve
güvenlik birimine üye olarak bu kuruluştan hizmet alır.
Sürekli
olarak 500'den fazla çalışanı bulunan işyerleri, tek
başına, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği birimi
kurar.
Aynı
fabrika alanında faaliyet gösteren işveren ve alt
işverenlerin işçi sayıları toplanarak; beraberce
değerlendirilir:
50'nin
altında işçi çalıştıran işyerleri,
"isterlerse", en yakın ortak sağlık birimine üye
olarak bu kuruluştan hizmet alır. 50'nin altında işçi
çalıştıran işyerlerinden işyeri ortak sağlık
birimine üye olanları giderlere devlet katkısını
sağlayacak özendirici önlemler alınır.
İşyeri
Ortak Sağlık Birimleri öncelikli olarak Küçük
Sanayi Sitelerinde ve Organize Sanayi Bölgelerinde olmak
üzere işyerlerinin toplu olarak bulunduğu yerlerde
işverenlerce kurulur. Çalışanlar veya bulunmaları
durumunda onların temsilcileri, işverenlerle eşit şekilde iş
sağlığı ve güvenliği hizmetlerine ilişkin örgütsel
ve diğer önlemlerin uygulanmasına katılır, işbirliği
yapar.
Çalışma
Koşulları
Yasal
düzenlemeler uygun olarak iş sağlığı ve güvenliği
hizmetleri çok disiplinli olmalıdır. İş sağlığı ve
güvenliği birimlerinde çalışan personel hizmet
verilen çalışan sayısına, yerine getirilecek
görevlerin niteliğine göre belirlenir.
İşyerleri
ortak sağlık ve güvenlik birimi en fazla 6000 çalışana
bakabilecek büyüklükte olabilir.
İşyeri
hekimleri yasalarla belirlenmiş tıbbi ve tıbbi teknik
görevlerin gereklerini yerine getirmek için aylık
çalışma süresinin bir kısmını işyeri çalışma
ortamında geçirmek
zorundadır. İşveren de işyeri hekiminin bu görevini
yerine getirmesinde her türlü kolaylığı sağlamakla
yükümlüdür.
İş
sağlığı ve güvenliği hizmetleri, işletmedeki diğer
hizmetlerle eşgüdümlü bir şekilde yürütülür.
Yasal
düzenlemelere uygun olmak üzere, iş sağlığı ve
güvenliği hizmetleri ile sağlık ve güvenliği
hizmetlerinin sağlanmasından sorumlu diğer organlar arasında
yeterli işbirliği ve koordinasyonun sağlanmasına yönelik
önlemler alınır.
Ortak
İşyeri Sağlık Birimlerinin açılacağı bölgelerin
planlanması,çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar
Calışma Bakanlığı tarafından Ulusal İş Sağlığı ve
Güvenliği Konseyi'nin uygun görüşü alınarak
bir yönetmelikle düzenlenir.
Mesleki
bağımsızlık
İşyeri
sağlık ve güvenlik birimlerinde çalışan personel
görevini yerine getirirken mesleki olarak tam bir bağımsızlık
içinde çalışır. İşveren tarafından görevlerini
yerine getirmelerinden dolayı haksız uygulamaya maruz
bırakılamaz,
Mesleki
görevlerini yapabilecek koşullara sahip olanlar arasından
ilgili mesleki kurallara uygun olarak görevlendirilir.
İşveren
tarafından İşyeri sağlık ve güvenlik birimlerinde
çalışan personelin görevine ancak ahlak ve iyiniyet
kuralların aykırı davranışlarının varlığı halinde
gerekçeli ve yazılı olarak son verilebilir. Aksi halde
son ücreti üzerinden iki yıllık ücreti tutarında
tazminat personele ödenmek zorundadır.
Sır
Saklama
MADDE
- İş Sağlığı ve güvenliği hizmetleri yerine
getirilirken, işçilerin sağlığına ilişkin kişisel
verilerin saklı tutulmasına özen gösterilecektir, Bu
bilgiler, temas ettiği ürünleri, kendisinin ya da
kişilerin sağlığını olumsuz yönde etkileme olasılığı
bulunmadıkça, yetkililerle paylaşılmaz.
MADDE
- Sağlık
sorunları ve bu nedenle işe gelememe ile işyerinde var
olabilecek sağlık tehlikeleri arasında herhangi bir ilişkinin
olup olmadığının saptanması için, çalışanların
sağlık sorunları ve bu nedenle işe gelememe durumları
hakkında iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerine bilgi
verilecektir. İşveren, İş sağlığı ve güvenliği
hizmeti veren personele çalışanların işe gelememe
nedenlerini incelemesi talebinde bulunamaz.
MADDE
- İş
sağlığı ve güvenliği hizmetleri oluşturulduğunda, bu
hizmetlerin hem denetlenmesi hem de yönlendirilmesinden
sorumlu makam veya makamlar, Bakanlıkça, Ulusal İş
Sağlığı ve Güvenliği Konseyi'nin uygun görüşü
alınarak, yönetmeliklerle belirlenecektir.
|
|
Devletin
yetkisi
MADDE
30- (1) Çalışma hayatının, iş sağlığı ve güvenliği
yönünden izlenmesi, denetlenmesi ve teftişi, Bakana
bağlı İş Teftiş Kurulu Başkanlığında görevli
ihtiyaca yetecek
sayı
ve özellikte Devlet adına teftiş ve denetlemeye yetkili iş
müfettişlerince yapılır.
(2)
Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin iş
sağlığı ve güvenliği yönünden denetim ve
teftişi ile sonuçlarına ait işlemler Bakanlar kurulu
kararıyla yürürlüğe girecek yönetmeliğe
göre yürütülür.
(3)
Askeri işyerleriyle yurt güvenliği için gerekli
maddeler üretilen işyerlerinin iş sağlığı ve güvenliği
yönünden denetim ve teftişi ile sonuçlarına ait
işlemler Milli Savunma Bakanlığı ile Bakanlıkça
birlikte hazırlanacak yönetmeliğe göre yürütülür.
|
Yasanın
yalnızca 4857 s.k. ile sınırlı olmayan bir kapsama alanı
olduğu düşünüldüğünde, ÇSGB'na
bağlı bir kurulun tüm alanları denetlemesine olanak
yoktur. Bu bakımdan yeni kurumsallaşmalara ve yol-yöntem
belirlemelerine gereksinim vardır.
|
Devletin
Yetkisi
MADDE
30 -
Aynen
Aynen
Aynen
Yasa
kapsamına alınan diğer çalışılan alanlarla ilgili
denetimlerin nasıl yapılacağı Bakanlıkça düzenlenecek
Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi'nin uygun
görüşü ile Bakanlıkça çıkarılacak
bir yönetmelik uyarınca yapılır.
|
|
Müfettişin
Yetkisi
MADDE
31- (1) 30 uncu madde hükmünün uygulanması için
denetim ve teftişe yetkili olan iş müfettişleri,
çalışanların yaşamına, sağlığına, güvenliğine
ilişkin olarak işyerlerini; her zaman izlemek, incelemek,
araştırmak, denetlemek, teftiş etmek ve bu
Kanunla
aykırılık oluşturan eylemlere rastladığı zaman 4857 sayılı
İş Kanunun 92 nci maddesine göre çıkarılacak İş
Teftişi Tüzüğünde açıklanan şekillerde
bu halleri önlemek yetkisine sahiptirler.
(2)
İşverenler, işveren vekilleri, çalışanlar ve bu işle
ilgili görülen diğer kişiler, denetleme ve teftişle
görevli iş müfettişleri tarafından teftiş ve
denetleme nedeniyle çağırıldıkları zaman gelmek, ifade
ve bilgi vermek, gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermek
ve vermek, birinci fıkrada yazılı görevlerini yapmak için
kendilerine her çeşit kolaylığı göstermek, bu
yoldaki emir ve isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle
yükümlüdürler.
(3)
Teftiş ve denetlemeye yetkili iş müfettişleri tarafından
tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir.
|
32.maddenin
ikinci fıkrasında belirtilen "Çalışan
temsilcileri, işyerinde yapılan denetimler sırasında iş
müfettişine görüşlerini bildirme hakkına
sahiptir."
şeklinde tanımlanan hakkın yaşama geçirilebilmesi için,
önerimiz zorunlu bir adımdır.
|
Müfettişin
Yetkisi
MADDE
31 - (1) Aynen.
(2)
Aynen.
(3)
Teftiş ve denetlemeye yetkili iş müfettişleri tarafından
tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir.
Tutanaklara işveren ya da vekilinin imzasının yanı sıra, iş
sağlığı güvenliği çalışan temsilcisinin o yoksa
her hangi bir işçinin imzalaması istenir.
|
|
Müfettişin
sorumluluğu
MADDE
32- (1) Teftiş ve denetleme yetkisi olan iş müfettişleri,
görevlerini
yaparlarken
işin normal gidişini üretim ve hizmet akışını,
inceledikleri konunun niteliğine göre mümkün
olduğu kadar aksatmamak, durdurmamak ve güçleştirmemekle
ve resmi işlemlerin yürütülüp
sonuçlandırılması için, açıklanması
gerekmedikçe, işverenin ve işyerinin meslek sırları ve
şartları, ekonomik ve ticari durumları hakkında gördükleri
ve öğrendikleri hususları tamamen gizli tutmak ve kendileri
tarafından bilgileri ve ifadeleri alınan yahut kendilerine
başvuran veya ihbarda bulunan çalışanların ve başka
kişilerin kimliklerini açıklamamakla yükümlüdürler.
(2)
Çalışan temsilcileri, işyerinde yapılan denetimler
sırasında iş müfettişine görüşlerini bildirme
hakkına sahiptir.
|
|
|
|
Çalışan
ve işverenin sorumluluğu
MADDE
33- (1) İşveren veya işveren vekillerinin, Teftiş ve denetime
yetkili iş müfettişleri tarafından ifade ve bilgilerine
başvurulan çalışanlara, gerek doğrudan, gerekse dolaylı
olumsuz telkinlerde bulunmaları, çalışanları gerçeği
saklamaya veya değiştirmeye
yönlendirmeleri
veya herhangi bir suretle zorlamaları ya da çalışanların
veya temsilcilerinin ilgili makamlara başvurmaları, haber ve
ifade vermeleri nedeniyle, çalışanlara kötü
davranışlarda bulunmaları yasaktır.
(2)
Çalışanların, çalıştıkları veya ayrıldıkları
işyerleri veya işverenleri hakkında gerçeğe uygun
olmayan ihbar ve şikayette bulunarak yetkili kişi, kurum ve
kuruluşları gereksiz işlemlerle meşgul etmeleri veya
işverenleri haksız yere kötü duruma düşürmeye
kalkışmaları ve iş müfettişlerince kendilerinden sorulan
hususlar için doğru olmayan cevaplar vererek teftiş
ve
denetimin yapılmasını güçleştirmek veya yanlış
bir sonuca vardırmak gibi kötü niyetli davranışlarda
bulunmaları yasaktır.
|
|
|
|
Güvenlik
güçlerinin yardımı
MADDE
34- (1) Bu Kanun hükümlerinin tam ve gerektiği gibi
uygulanabilmesi için işyerlerini teftiş ve denetime
yetkili iş müfettişlerinin gerekli görmeleri ve
istemeleri halinde,
güvenlik
güçleri, iş müfettişlerinin görevlerini
yapabilmelerini sağlamak üzere her türlü yardımda
bulunmakla yükümlüdürler.
|
|
|
|
İşyerini
bildirme yükümlülüğüne aykırılık
MADDE
35- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesindeki işyeri bildirme
yükümlülüğüne aykırı davranan işveren
veya işveren vekiline, her çalışan için
yetmişyedi Türk Lirası idari para cezası uygulanır.
|
*
4857 sayılı yasada işyerini bildirmemenin cezası 50 YTL'dir.
Bu yasadaki işyeri bildirmeme cezası da buna paralel olarak
düzenlenmelidir.
|
|
|
Genel
iş sağlığı ve güvenliği hükümlerine aykırılık
MADDE
36- (1) Bu Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasına , 7, 8, 9
ve 10 uncu maddesi hükümlerine, 11 inci maddesi üçüncü
ve dördüncü fıkraları hükümlerine, 12
nci maddesi hükümlerine, 29 uncu maddesinde öngörülen
yönetmeliklerin hükümlerine aykırı hareket eden
işveren veya işveren vekiline, alınmayan her iş sağlığı ve
güvenliği önlemi için seksen Türk Lirası
idari para cezası verilir. Alınmayan her bir önlem için
izleyen her ay aynı miktar idari para cezası uygulanır.
(2)
Bu Kanunun 11 inci maddesi birinci ve ikinci fıkralarına aykırı
olarak altıncı fıkrasında öngörülen
yönetmeliklerin hükümlerinde belirtilen usul ve
esaslara uygun kişileri görevlendirmeyen veya hizmet
almayan, işveren veya işveren vekiline görevlendirmediği
her kişi için bin Türk Lirası idari para cezası
verilir. Görevlendirmenin yapılmadığı veya hizmetin
alınmadığı her ay için aynı miktar ceza uygulanır.
|
|
|
|
Risk
değerlendirilmesine ilişkin hükümlere aykırılık
MADDE
37- (1) Bu Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına
aykırı olarak, dördüncü fıkrasında öngörülen
usul ve esaslara uygun risk değerlendirmesi yapmayan, ikinci
fıkrasında belirtilen koruyucu önlemlere ve kullanılması
gereken koruyucu ekipmana karar vermeyen işveren veya işveren
vekiline üçyüz Türk Lirası idari para
cezası verilir. Tekrarı halinde ceza birbuçuk katı
uygulanır.
|
|
|
|
İş
kazaları ve meslek hastalıklarına ilişkin kayıt/ bildirim
hükümlerine aykırılık
MADDE
38- (1) Bu Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında
belirtilen iş kazası ve meslek hastalığına ait rapor
hazırlamayan işveren veya işveren vekiline her bildirilmeyen iş
kazası ve meslek hastalığı için yüz Türk
Lirası idari para cezası verilir.
|
|
|
|
Bilgilendirme
ve katılım ile ilgili hükümlere aykırılık
MADDE
39- (1) Bu Kanunun 15 inci maddesi hükümlerine aykırı
olarak, çalışanları veya temsilcilerini
bilgilendirmeyen, 16 ncı maddesi hükümlerine aykırı
olarak çalışanların veya temsilcilerinin katılımını
sağlamayan ve görüşünü almayan, işveren
veya işveren vekiline ikiyüz Türk Lirası idari para
cezası verilir
|
|
|
|
Eğitim
ile ilgili hükümlere aykırılık
MADDE
40- (1) Bu Kanunun 17 nci maddesine aykırı olarak, çalışanlar
ve
temsilcilerine
eğitim vermeyen işveren veya işveren vekiline her çalışan
için seksen Türk Lirası, bu maddenin 7 nci fıkrasında
öngörülen yönetmelik hükümlerine
aykırı davranan işveren veya işveren vekiline yönetmeliğin
uyulmayan her hükmü için seksen Türk Lirası
idari para cezası verilir.
|
|
|
|
Sağlık
gözetimine ilişkin hükümlere aykırılık
MADDE
41- (1) Bu Kanunun 20 nci maddesi uyarınca, işyerlerinde
çalışanların, işe girişlerinde hekim tarafından
verilmiş muayene raporlarını almayan veya periyodik sağlık
muayenesini yaptırmayan işveren veya işveren vekiline, bu
durumda olan her çalışan için yüz Türk
Lirası idari para cezası verilir.
|
|
|
|
Risklere
karşı özel olarak korumayla ilgili hükümlere
aykırılık
MADDE
42- (1) Bu Kanunun, 22 nci maddesinde öngörülen
yönetmelikle belirlenen şartlara ve usullere uymayan işveren
veya işveren vekiline beşyüz Türk Lirası idari para
cezası
verilir.
|
|
|
|
İş
sağlığı ve güvenliği çalışan temsilcisi ile
ilgili hükümlere aykırılık
MADDE
43- (1) Bu Kanunun 23 inci maddesi hükümlerine aykırı
davranan işveren veya işveren vekiline iki yüz Türk
Lirası idari para cezası verilir.
|
|
|
|
İş
sağlığı ve güvenliği kuruluna ve işyerine izin ve belge
almamaya ilişkin
hükümlere
aykırılık
MADDE
44- (1) Bu Kanunun 24 üncü maddesi ve bu maddede
öngörülen yönetmelik hükümlerinde
sözü geçen iş sağlığı ve güvenliği
kurulu kurulması ve çalıştırılması ile ilgili
hükümlere
aykırı hareket eden ve iş sağlığı ve güvenliği kurulu
tarafından alınan kararları uygulamayan, 25 inci maddenin
ikinci fıkrasında ön görülen yönetmeliğe
göre işyerine iş sağlığı ve güvenliği yönünden
gerekli belgeyi almayan, işveren veya vekiline beş yüz Türk
Lirası idari para cezası verilir.
|
|
|
|
İşin
durdurulması ve işyerinin kapatılmasına ilişkin hükümlere
aykırılık
MADDE
45- (1) Bu Kanunun 27 nci maddesi hükümlerine aykırı
olarak durdurulan işi izin almadan devam ettiren, kapatılan
işyerini izinsiz açan işveren veya işveren vekiline
üçbin Türk Lirası idari para cezası verilir.
|
|
|
|
İş
hayatının denetim ve teftişi ile ilgili hükümlere
aykırılık
MADDE
46- (1) Bu Kanunun 31 inci maddenin ikinci fıkrasındaki
yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve 33 üncü
maddesindeki yasaklara uymayan, işveren veya işveren vekiline
sekizbin
Türk Lirası idari para cezası verilir.
(2)
İş müfettişlerinin bu Kanundan veya diğer kanunlardan
doğan her çeşit teftiş, denetleme yetki ve görevleri
gereğince görevlerinin yerine getirilmesi sırasında,
görevlerini yapma ve sonuçlandırmaya engel olan
kimselere eylem başka bir suçu oluştursa dahi ayrıca
sekizbin Türk Lirası idari para cezası verilir.
|
|
|
|
Cezaları
belirtilmemiş hükümlere aykırılık
MADDE
47- (1) Bu Kanunda cezası özel olarak belirtilmemiş olan
hükümlere aykırı hareket eden veya zorunluluklara
uymayan işveren veya işveren vekiline ikiyüz Türk
Lirası idari para cezası verilir.
|
|
|
|
İdari
para cezalarının uygulanmasına ilişkin hususlar
MADDE
48- (1) Bu Kanunda belirtilen idari para cezaları gerekçesi
belirtilmek suretiyle işyerinin bağlı bulunduğu Bölge
Müdürlüğünce verilir. Verilen idari para
cezalarına dair kararlar ilgililere 11/2/1959 tarihli ve 7201
sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ
edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç
yedi gün içinde idare mahkemesine itiraz edilebilir.
İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz.
İtiraz üzerine verilen karar kesindir.
(2)
Bu Kanunda ön görülen idari para cezaları, her
takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl,
4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer
298 inci maddesi
hükümleri
uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında
artırılarak uygulanır.
(3)
Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları, 21/7/1953
tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
(4)
Bu Kanuna göre tahsil edilen idari para cezaları, tahsilatı
yapan ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından iş sağlığı ve
güvenliği ile ilgili hizmetlerde kullanılmak üzere
Bakanlık adına açılacak hesaba en geç tahsilatın
yapıldığı tarihi takip eden bir ay içinde aktarılır.
(5)
Hesaba aktarılan idari para cezalarının nasıl kullanılacağı
Bakanlık Müsteşarının başkanlığında, Sosyal Güvenlik
Kurumu Başkanlığı, Çalışma Genel Müdürlüğü,
İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü,
en çok işçi ve işvereni temsil eden üst
kuruluşların birer temsilcilerinden kurulacak komisyon
tarafından karara bağlanır. Komisyonun teşekkülü,
çalışma usul ve esasları Bakanlıkça çıkarılacak
yönetmelik ile düzenlenir.
|
Ulusal
İş Sağlığı Güvenliği Konseyi'nin kurumsallaşması
sürecinde, özellikle kalıcı çalışma grupları
halinde örgütlenmesinin ve bunların sekretarya
işlerinin; arşivlerin oluşturulmasının ve araştırmaların
özendirilmesinin; işyeri iş sağlığı iş güvenliği
üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilecek yıllık
Kongre'lerin katkısı çok büyük olacaktır.
Böylesi
bir süreç, ülkemizde, Cumhuriyet'in ilk
yıllarından bu yana, üzerinde titizlikle durulan
çalışanların sağlığı konusunda, somut adımlar
atılması için gözardı edilemeyecek fırsatlar
oluşturacaktır.
Çalışmaların
gelişmesine koşut olarak, "işçi ceza paralarının
kullanılması için biriken kaynakların" da bu havuza
yönlendirilmesiyle, ulusal düzeydeki bu işbirliğinin
olumlu meyveleri, ülkenin her köşesinde görülmeye
başlanacaktır.
|
İdari
para cezalarının uygulanmasına ilişkin hususlar
MADDE
48- (1) Aynen.
(2)
Aynen.
(3)
Aynen.
(4)
Aynen.
(5)
Hesaba aktarılan idari para cezalarının nasıl kullanılacağı
Ulusal İş Sağlığı Güvenliği Konseyi tarafından yıllık
bütçeler halinde planlanır.
|
|
Atıflar
Madde
49- (1) Diğer mevzuatta iş sağlığı ve güvenliği ile
ilgili 4857 sayılı İş
Kanununa
yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır.
|
|
|
|
Yürürlükten
kaldırılan hükümler
MADDE
50- (1) 10/6/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun; 72, 77,
78, 79, 80,
81,
82, 83, 85, 86, 87, 88, 89, 95, 105 ve geçici 2 nci maddesi
yürürlükten kaldırılmıştır.
(2)
İş Kanununun 63 üncü maddesinin dördüncü
fıkrası madde metninden
çıkarılmıştır.
(3)
İş Kanununun 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında
geçen " 72 nci maddesi hükümlerine aykırı
olarak bu maddede belirtilen yerlerde 18 yaşını doldurmamış
erkek çocukları ve gençleri ve her yaştaki
kadınları çalıştıran," ibaresi madde metninden
çıkarılmıştır.
|
4857
s.k. 72 ve 85. maddelerinde "yer ve su altında" ve "ağır
tehlikeli işlerde" çalıştırma yaşını belirler.
71.madde ise çalışmada en düşük yaşı
belirler. Ya ikisi de 4857 s.k. kapsamında tutulmalı ya da
çıkarılmalıdır. Ayrıca 72 ve 85. madde yürürlükten
kaldırılmış ama yeni ISIG yasasına da konulmamışlardır.
85.maddeye
aykırı davranışları cezalandıran ve 105.maddenin içerisinde
yer alan hükümlerin, diğerleri ile birlikte
kaldırılması durumunda, bu maddeye aykırı davranışlar
cezasız kalacaktır.
Teklifimizin
yerine getirilmemesi durumunda da suç unsuru tanımlanmadığı
için, suç yine cezasız kalacaktır.
4857
s.k. 95.maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Ancak bu madde iş teftişini de yakından ilgilendiren bir
maddedir. İş teftişi ile ilgili yasa hükümlerinin
geçerliliğini koruduğu düşünülürse,
bu maddenin yerinde kalması uygun olacaktır.
|
4857
sayılı yasanın 72 ve 85. maddeleri yürürlükten
kaldırılmamalıdır. Yine buna bağlı olarak 105.maddenin
düzenlediği "... hükümlere aykırılık
durumu"nda 85.maddeye aykırı işlemlerde cezayı belirleyen
hükümler korunmalıdır.
4857
s.k.'nun 95.madde yürürlükten kaldırılmamalıdır.
Gerekli görülüyorsa, aynı ifadelerle hem 4857
s.k.'da hem de ISIG kanununda yer almalıdır.
4857
sayılı İş Yasasının 72, 63 ve 95. maddelerinin yürürlükten
kaldırılmasına gerek olmadığından 50. maddenin 1, 2 ve 3.
fıkraları bu biçimde düzenlenmelidir.
|
|
GEÇİCİ
MADDE 1- (1) 4857 sayılı İş Kanununun; 77, 78,
79, 80 ve 88 inci maddesine göre yürürlükte
olan yönetmelikler bu Kanunun ilgili
maddelerine göre hazırlanacak yeni yönetmelikler
çıkarılıncaya kadar yürürlükte kalır.
|
|
|
|
GEÇİCİ
MADDE 1- (1) 4857 sayılı İş Kanununun; 77, 78, 79, 80 ve 88
inci maddesine göre yürürlükte olan
yönetmelikler bu Kanunun ilgili maddelerine
göre hazırlanacak yeni yönetmelikler çıkarılıncaya
kadar yürürlükte kalır.
|
|
|
|
GEÇİCİ
MADDE 2- (1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte
faaliyette olan ve İş Kanunu kapsamına girmeyen ancak, bu Kanun
kapsamına giren işyerlerinin işveren veya işveren vekilleri,
bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
bir yıl içerisinde işyerlerini Bölge Müdürlüğüne
bildirmek zorundadır.
|
|
|
|
GEÇİCİ
MADDE 3- (1) Bu kanunda geçen "Türk Lirası"
ibaresi karşılığında,
uygulamada
28/1/2004 tarihli ve 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti
Devletinin Para Birimi Hakkında Kanun hükümlerine göre
ülkede tedavülde bulunan para "Yeni Türk Lirası"
olarak
adlandırıldığı
sürece bu ibare kullanılır.
|
|
|
|
GEÇİCİ
MADDE 4- (1) Çalışanların 4857 sayılı Kanun ve
yürürlükteki diğer
mevzuat
gereği daha önce alınmış bulunan sağlık raporları bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir
yıl süreyle geçerlidir.
|
|
|
|
Yürürlük
MADDE
51- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe
girer.
|
|
|
EKLER :
|
|
Gerekçe
|
Teklif
|
|
|
|
50.madde
ile yürürlükten kaldırılan 4857 sayılı yasanın
86,87,88,89.maddeler
yasaya eklenmelidir.
|
|
|
4857
s.k.'da yer alan iş sağlığı güvenliği hükümleri
geniş bir uzlaşmanın sonucu ortaya çıkmıştır; bugüne
değin, yasanın en az eleştirilen hükümleri arasında
yer almaktadır.
Bu
hükümler arasında yer alan en önemli ikisi işyeri
hekimleri ile ilgili 81.madde ve iş güvenliği ile görevli
mühendis ve teknik elemanlar ile ilgili 82.maddedir.
Çok
daha özel bir alana uygulanmış olan bu yasa tasarısında
bu alanın en önemli oyuncularından olan işyeri hekimleri
ile iş güvenliği mühendis ve teknik elemanlarına
yalnızca tanımlar arasında yer verilmesi yetersizdir.
Her
iki maddenin ISIG kanunu ile yürürlükten
kaldırıldığı da gözönünde tutulmalıdır.
Bu
bakımdan 4857 s.k. 81-82.maddelerinin geliştirilerek yeni yasa
tasarısına eklenmesi gerekmektedir.
|
MADDE
- Sosyal Güvenlik Kurumu'nca sağlanan tedavi hizmeti
dışında kalan, çalışanların sağlık durumunun ve
alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin
sağlanması, ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık
hizmetlerini yürütmek üzere işyerindeki çalışan
sayısına ve işin tehlike derecesine göre bir veya daha
fazla işyeri hekimi çalıştırmak ve bir işyeri sağlık
birimi oluşturmak yükümlüdür.
İşyeri
hekimlerinin, işyeri hemşirelerinin ve lik-yardım kurtarma
görevlilerinin sayısı, işe alınmaları, görev, yetki
ve sorumlulukları, eğitimleri, çalışma koşulları,
görevlerini nasıl yürütecekleri ile işyeri
sağlık-güvenlik ve işyeri ortak sağlık-güvenlik
birimleri; Sağlık Bakanlığı ve Türk Tabipleri
Birliği'nin uygun görüşü alınarak Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak
bir yönetmelikle düzenlenir.
MADDE
- İşverenler, işyerinin iş güvenliği önlemlerinin
sağlanması, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının
önlenmesi için alınacak önlemlerin belirlenmesi
ve uygulanmasının izlenmesi hizmetlerini yürütmek
üzere işyerindeki işçi sayısına, işyerinin
niteliğine ve tehlikelilik derecesine göre bir veya daha
fazla mühendis ve teknik elemanı görevlendirmekle
yükümlüdür.
İş
güvenliği ile görevli mühendis ve teknik
elemanların, nitelikleri, sayısı, görev, yetki ve
sorumlulukları, eğitimleri, çalışma koşulları,
görevlerini nasıl yürütecekleri, hangi koşullarda
ortak sağlık-güvenlik birimleri uygulamasına
başvurulabileceği; Türk Mühendis ve Mimar Odaları
Birliği'inin uygun
görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak bir
yönetmelikle düzenlenir.
|
|
|
İş
kazalarının en önemli nedenleri, işçilerin kendi
aralarında ve aile yaşamlarında yaşadıkları zorluklardır.
Bunlarla başedilmesinde, yardımcı olunması; ağırlaşan
durumlarda, riskli işlerden ve bölgelerden çekilmesinin
sağlanması; sorunlarının çözümlerinde
yardımcı olunması gerekir. İşyerinde çalışma
ilişkilerinin düzenlenmesi, yasalara uyulması ve iş
barışı, iş kazalarını da büyük ölçüde
azaltacaktır. Sosyal dayanışmanlarının bu düşüncelerle
ve işyeri hekimi, iş güvenliği mühendisi vb birlikte
çalışmasında büyük yarar görülmektedir.
|
MADDE
- İşveren, çalışanların,
iş sırasında ve iş-dışı yaşamlarında karşılaşacakları
sosyal sorunlar ve hak ihlallerinde kendisine yol gösterecek
ve destek verecek sosyal dayanışmanı görevlendirmekle
yükümlüdür.
Sosyal
danışmanların, nitelikleri, sayısı, görev, yetki ve
sorumlulukları, eğitimleri, çalışma koşulları,
görevlerini nasıl yürütecekleri, hangi koşullarda
ortak sağlık-güvenlik birimleri uygulamasına
başvurulabileceği; Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle
düzenlenir.
|
|
|
Meslek
uygulamalarında, bağımsız korunması, ancak iş güvencesinin
yüksekliği ile sağlanabilir. Ama hiç bir zamanda
yüksek güvence, işini yapmama ya da yetersiz yapmanın
bir aracı olarak da kullanılmamalıdır. Görevlerini yapan
iş sağlığı güvenliği ile ilgili çalışanların,
işveren tarafından haksız bir biçimde işten
uzaklaştırılmasının önüne geçilmesi için,
gerekçesinin açıklanması istenmektedir.
Bu
keyfi uygulamaları azaltacağı gibi, aynı zamanda, yargı
süreçlerinin işletilmesini de kolaylaştıracaktır.
|
MADDE
- İşyeri hekimlerinin, işyeri hemşirelerinin, iş güvenliği
mühendis- teknik eleman - teknik eleman yardımcılarının,
sosyal dayanışmanların görev yerleri Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı Güvenliği
Genel Müdürlüğü'nce kayıt altına alınır.
İş sözleşmelerinin işveren tarafından fesh edilmesi
durumunda, gerekçesinin kendisine ve iki gün içinde,
mutlaka Bakanlık'a bildirilmesi gerekmektedir.
|
|
|
|
|
Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı
Selanik Cad. 52/4 Kızılay-Ankara
Tel : 0.312.4197811, Faks : 0.312.4252801
http://www.fisek.org.tr
|