Fişek Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı














 

MERHABA

Özgürlükten, sevgiden, kardeşlikten, emekten, barıştan, üretmekten yana türkü söyleyenlerdeniz bizler de. Şairin dediği gerçekten doğru. Ilk günler bir avuçtuk, türkümüzü duyan, aynı türküyü söyleyenlerle çoğaldık, çoğalmaya da devam ediyoruz. Çoğaldıkça da coşkumuz artıyor, yeni yeni güzel şeyler yapıyoruz.
Birlikte olmanın ne yaş sınırı var, ne zaman. Bize ayıracağınız yarım saatin bile değeri var. Bizimle iletişim kurun.


Çocukça Bir Hayal İşte

Yaşıtlarım var biliyorum koşup eğlenen,
Doyasıya özgürlük içinde gününü gün eden.
Yaşıtlarım var biliyorum gelecek kaygısı nedir bilmeyen,
Yarını için kara kara düşünmeden geleceği bekleyen.

Yaşıtlarım var görüyorum dayak nedir bilmeden büyüyen,
Sevgiyle bakılan büyütülen.
Yaşıtlarım var görüyorum oyundan başka hiçbir şey bilmeyen,
Sırtında çantası neşeyle okula giden.

Yaşıtlarım var duyuyorum seslerini parkların bahçelerinden,
Çağırıyorlar beni de ama gidemiyorum neden bilmem.

Arkadaşlarım var her renkten, ellerinde boylarından büyük silahlarla gezen,
Düşleri ellerinden alınıp karanlığa hapsedilen.
Arkadaşlarım var anasını-babasını kaybeden,
Dünyanın gerçek yüzünü ufacıkken gören.

Arkadaşlarım var dev makinaları oyuncak zanneden,
Tiner kokusuyla hayallerinin gerçek olmasını bekleyen.
Arkadaşlarım var kaderine terk edilen,
Adaletsizliği doğuştan bilen.

Büyüklerim var bana sürekli vaadler veren,
Dünyayı büyük oyunlarıyla bize dar eden.
İnanmamı istiyorlar parlak yarınlara hemen,
Onlar da çocuktu unutuveriyorlar birden.

Bıraksalar bize bu dünyayı ne kavga kalır ne keder,
Bizimkine çocuk aklı der kendi ayıplarını örterler.

Bizi kaile almazlar nedendir bilinmez,
Dünyayı bu hale getiren onları da çocukken dinlemeyen işte aynı büyükler.
Kocaman kulaklarıyla bu sese kulak verseler,
Herşey değişir, bunu bir farketseler.

Haykırıyorum bütün büyüklere,
Koysunlar kendilerini bir an olsun benim yerime.
Yoksa ben de onlar gibi olacağım,
Sonunda günün birinde.

Belki çocukça bir hayal işte,
Ama yarınlar çocukların ellerinde.

ONUR SUNAL


KATKIDA BULUNMAK İSTER MİSİNİZ?

1) Web sayfamızda yer almak üzere bize yayın organlarında rastladığınız "Türkiye'de ve Dünya'da Çocuk Haberleri"ni, kaynaklarını da göstererek gönderebilirsiniz.

2) Çocuk Emeği ve Sanat Sürekli Sergisi'nde yer alması için, çalışan çocuklar üzerine yazılmış ya da yapılmış, öykü, roman, şiir, resim, fotoğraf, karikatür, heykel, afiş, radyo-TV programı, gazete kupürü, kısa ya da uzun metrajlı sinema filmi alanlarındaki çalışmaların "kimlik bilgilerini" ya da "kopyalarını" gönderebilirsiniz.

3) Çalışan çocukları belgeleyen ve fotoğraf makinenize takılan fotoğrafları bize gönderebilirsiniz.

4) Çalışan çocuklar, çocuk emeği, çocukların erken yaşta çalıştırılması konularındaki düşünce ya da araştırmalarınızı bize gönderebilirsiniz.

5) Çocuk Emeği Kaynakçası bölümümüzde yer almamış olan Türkçe makale ya da kitaplara rastlarsanız, bize duyurabilirsiniz.

Gönderdiğiniz bu değerli iletiler, internet sitemizde yer alacaktır.

SİZ DE KATILIN

Çocuk Emeği üzerine şiir, öykü ve resimlerinizi gönderir misiniz?

Çalışmalarınız iki kategoride ve web sayfamızda yayınlanacaktır:
1) İlköğretim öğrencileri
2) İlgi duyan herkes.

Yayınlanan çalışmalar içerisinden yıl sonunda seçiciler kurullarınca sergilenmeye değer görülenler "ÇOCUK EMEĞİ VE SANAT SÜREKLİ SERGİSİ"ne konulacaktır.

Çalışmalarınızda kolaylıklar.


Barış ve Çocuk

Her savaş kanlıydı; ama hiçbiri Hiroşima ve Nagazaki'ye 1945'te atılan bombalar kadar dünyayı yaralamadı. Çünkü atılan atom bombası, kentin merkezini hedef aldı. Okulların, hastanelerin, alışveriş merkezlerinin bulunduğu çok geniş bir alanda yaşamı söndürdü. Eline silah değmemiş çocukları-kadınları yoketmekten başka bir amacı yoktu. Bunu da caydırıcılık adına yapıyordu.

Atom bombasının açtığı kapıdan ne bombalar ve bahaneler geçti. Napalm bombalarını, nötron bombalarını gördük. Ruanda'da, Yugoslavya'da, Beyrut'ta akıl almaz vahşetlere ve kıyımlara tanık olduk. Irza geçmeler, sıradan komşuların hunharca öldürülmesi, etnik ayıklamalar, farklı grupların birarada yaşamasını olanaksızlaştırmayı amaçlıyordu.

Son Irak Savaşı'nın ilk bombasının ardından web sayfamıza şu yazıyı yerleştirdik: Çocukları anasız babasız bırakan, onları küçük yaşta çalışmak zorunda bırakan Savaşa Hayır.

Savaşlar, insanlar sinirli olduğu, birbirine hoyrat davrandığı, yöneticileri uzlaşmayı bilmediği, başlarına gelecekleri düşünmedikleri için çıkmıyor. Savaş kararı verenlerin tümü de, savaşta nelerin yitirileceğini çok iyi biliyor. Ama daha önemlisi, kimin ne kazanacağını çok iyi biliyor ve ince ince hesaplıyor. Onun için bir yargı öne sürerken genelleme yapmayıp; incelediğimiz toplumu ikiye ayırmalı ve "hangisi?" sorusunu sormalıyız.

"İsrail saldırgandır" genellemesinin yerine, "İsrail'de yönetime egemen olanlar saldırgan" demek daha gerçekçi. Bu değerlendirmemizi destekleyen kanıtlar içerisinde, en önemlisi barış yanlısı yazarların, sanatçıların, siyasal partilerin, İsrail de de varolması.

"Savaşa karşı kimse kılını kıpırdatmıyor" genellemesinin yerine, "Savaşa karşı olanlarının seslerinin duyulması ve etkili olmaları engelleniyor" demek çok yerinde olur. Barış çok önemli. Katılımın artması, savunanların kalabalıklaşması çok önemli. Barış için çabalar az değil. Örnekler :

1.Yahudi kökenli orkestra şefi Daniel Barenboim ile Filistin kökenli yazar Edward Said'in kurdukları Vakıf. Barenboim kurduğu Batı Doğu Divanı Orkestrası ile "kitle imha silahlarına kitle ikna silahıyla karşı koy"maya çalışıyor.

2.Bir ABD'li ve Bir Rus bilim insanının kurulmasına önayak olduğu Uluslararası Nükleer Savaşa Karşı Barış için Hekimler Derneği (IPPNW) nükleer silahlardan ve savaş tehdidinden dünyayı arındırmayı hedefliyor.

3.Hindistan/Uttar Pradesh/Lucknow kentinde her yıl düzenlenen Dünya'da Birlik ve Barış Sempozyumu (Bkz.Birliktelikler) da barışçı bir dünya düzeni kurmayı hedefleyen bir girişimin parçası. Her yıl dünyanın değişik ülkelerinden yüksek mahkeme yargıçları, sivil toplum örgütleri ve çocukların katıldığı bu sempozyumun bir model önerisi var. Barışçı bir dünyanın bu üç kesimin ayrı ayrı örgütlenmesi ve birlikteliği ile ortaya çıkacağına inanıyor. Sempozyumun düzenleyicisi, City Montessori School (CMS) Dünya Birlik ve Barış Eğitimi Bölümü. Bu okul, 2002'de UNESCO'nun Barış Öğretimi Ödülü'nü almış; 1959 yılından beri de Guiness Rekorlar kitabında, en yüksek öğrenci sayısına sahip okul ünvanını koruyor.

4.Barış yanlılarının gösterileri ve düzenledikleri büyük konser (Barışarock 2006).

5.Barışgemisi girişimi ile ülkemizi de ziyaret eden ve farklı uluslardan biraraya gelmiş insanlar ile onlara ev sahipliği yapan Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu'nun çabaları ve daha niceleri.

Bu çabalar çok önemli. Birisi damlaya damlaya göl olur diyebilir; Zeynep Oral ise şöyle diyor: "Müzik savaşları durduramaz. Ama müzik, tıpki şiir gibi savaşlara karşı mücadeleyi ve duyarlılığımızı biler (Cumhuriyet Gazetesi, 20.Ağustos 2006). Aynı gazetenin bir başka köşe yazarı Öztin Akgüç de şunları söylüyor:"Barış istiyoruz, insanların kardeşliği, kahrolsun emperyalizm diye bağırarak, bildiriler yayımlayarak bir yere gidilmez. Kendimizi aldatma, bir şeyle yapıyoruz diye vicdanlarımızı susturma gayretkeşliğinden kurturmalıyız. Önemli olan sonuç almak, yeni bir dünya düzeni kurmaktır. İnsanlık için daha iyi bir gelecek hazırlayabilecekler eğitimciler, yargıçlar, sağlık işgörenleri olabilir, olacaktır. Yeni bir dünya düzeni bu üç sutun üzerine kurulabilir. Eğitim, adalet, sağlık. . Bu alanda çalışanların, çalışacakların, yeni bir düzenin insan tipinin tüm niteliklerine, erdemlerine sahip olmaları, örnek oluşturmaları gerekir. İyi bir eğitim, adalete inanç, her açıdan sağlıklı yaşam insanı mutlu eder, insanlığı daha iyi bir geleceğe taşır."

Değerli ozanımız Fazıl Hüsnü Dağlarca, "Dünyaca" adlı şiirinde şöyle diyor:

Burda, Hindistan'da Afrika'da,
Her şey birbirine benzemektedir.
Burda, Hindistan'da Afrika'da,
Buğdaya karşı sevgi aynı,
Ölüm önünde düşünce bir.

Nece konuşursa konuşsun,
Anlaşılır gözlerinden dediği.
Nece konuşursa konuşsun,
Benim duyduğum rüzgarlardır,
Dinlediği.

Biz insanlar ayrı ayrı kalmışız,
Bölmüş saadetimizi çizgisi yurtların;
Biz insanlar ayrı ayrı kalmışız,
Gökte kuşların kardeşliği,
Yerde kurtların.

Eğer savaş yıkımının ve ölülerin sırtından kazanç sağlamayı planlamıyorsa, kim savaştan yana olurki... Yıkım ve ölüm sahnelerini seyrederken gözleri dolmayan, içi yanmayan olur mu? İnsan isyan etmez mi?

Savaşı çıkar kapısı olarak belleyenler de bunu biliyor, hesaplıyor ve önlemini alıyor. Böyle bir etkinin ortaya çıkmasını engellemenin yolu, kitle iletişim araçlarının (yazılı, sözlü, görsel) kontrol altına alınması; hatta insanları yanıltıcı yayınların yapılması.

Nasıl başedilecek bu hesapçı ve fırsatçılarla? Onlar azınlık, onlar haksız, çoklukla da yalancı. Ama onlar ne yaptıklarını biliyor ve kenetlenmiş durumda. Barış yanlıları, çoğunluk, haklı,saydam ve yalnız. Barış yanlıları da, savaş yanlıları kadar bilinçli, kenetlenmiş olmalı ve canını dişine takıp etkili mücadele yollarını bulmalı.

Eğer bulamayacaksanız, boşuna çocuk da yapmayın. Çünkü onlara taş üstünde taş bırakamayacaksınız.

VAKIF HABERLERİ


8. Çalışan Çocuklar Fotoğraf Yarışması
Fotoğraf Yarışması 8. Çalışan Çocuklar Fotoğraf Yarışması sergisi yayında. [Sergiyi gezmek için tıklayın]
2009 Yılı Çalışma Raporu
2007 Faaliyet Raporu 01.01.2009 - 31.12.2009 Dönemi Çalışma Raporu, Kurum Kimliği sayfamıza eklenmiştir. [2009 Yılı Çalışma Raporu için tıklayın]
1. Çalışan Çocuk Karikatürleri Yarışması
Çalışan Çocuk Karikatürleri 1. Çalışan Çocuk Karikatürleri Yarışması sergisi yayında. [Sergiyi gezmek için tıklayın]
Çocuk Emeği Üzerine Düşünce Ortamı
Çocuk Emeği Üzerine Düşünce Ortamı Çocuk Emeği Üzerine Düşünce Ortamı Sempozyumu'nda sizlerle birlikte olmak istiyoruz. [Ayrıntılı bilgi için tıklayın]
Basında Çocuk Emeği
Basında Çocuk Emeği Basında Çocuk Emeği bölümümüz yayında.. [Ayrıntılı bilgi için tıklayın]
Yeni
Çalışma Yaşamında Sağlık Güvenlik kitabı çıktı. Çalışma Yaşamında Sağlık Güvenlik

[haberin devamı için tıklayın]


YENİ!
Çalışma Ortamı Çalışma Ortamı dergimizin tüm sayılarını pdf formatında okuyabilirsiniz.
[Ayrıntılı bilgi için tıklayın]
Nusret H. Fişek
60 Yılın 12 Önde Gelen Doktorundan Biri 60 yılın 12 önde gelen doktoru arasında Prof.Dr.Nusret H.Fişek...
[Ayrıntılı bilgi için tıklayın]

Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı
Selanik Cad. 52/4 Kızılay-Ankara
Tel : 0.312.4197811, Faks : 0.312.4252801
http://www.fisek.org.tr